ÇOCUKLAR SÖZDEN ÇOK HÂLDEN ETKİLENİR

Ali KALENDER

13-08-2026 08:28

Çocuk yetiştirmek, yalnızca ona neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlatmak değildir. Asıl eğitim, söylenen sözlerin yaşanan hayatla desteklenmesidir. Çünkü çocuk, anne ve babasının söylediklerini dinler; fakat onların yaptıklarını daha dikkatli izler.

Bir çocuğa saatlerce dürüstlüğü anlatabilirsiniz. Fakat aynı çocuk, anne veya babasının küçük bir menfaat uğruna doğru olmayan bir söz söylediğine şahit olursa, anlatılan bütün nasihatler anlamını yitirebilir.

Çocuğunuza büyüklerine saygılı olmasını söyleyebilirsiniz. Ancak siz kendi anne ve babanıza saygı göstermiyorsanız, çocuğunuz sözünüzden çok davranışınızı örnek alacaktır.

Ona merhameti anlatabilirsiniz. Fakat kapınıza gelen ihtiyaç sahibini hor görüyorsanız, çocuğun zihninde yer eden şey sözleriniz değil, davranışınız olacaktır.

Çünkü çocuk için anne ve baba, hayatın ilk canlı örnekleridir.

Çocuk Evde Gördüğünü Hayata Taşır

Bir çocuğun dünyaya açılan ilk penceresi ailesidir. Henüz okul nedir bilmeden, öğretmeniyle tanışmadan, kitap okumayı öğrenmeden önce çevresindeki insanları gözlemlemeye başlar.

Nasıl konuşulduğunu, öfke anında nasıl davranıldığını, sofrada nasıl oturulduğunu, büyüklerle nasıl konuşulduğunu, nimete nasıl şükredildiğini ve insanlara nasıl muamele edildiğini ailede görür.

Bu yüzden ailede yaşanan hiçbir davranış önemsiz değildir.

Anne ile babanın birbirine hitap şekli bile çocuk için bir eğitimdir. Eşlerin birbirine saygılı davranması, gerektiğinde özür dilemesi, anlaşmazlıklarını hakaret etmeden çözebilmesi çocuğa farkında olmadan çok önemli bir hayat dersi verir.

Aynı şekilde evde sürekli bağırılan, insanların birbirini küçümsediği ve öfkenin hâkim olduğu bir ortamda yetişen çocuk da bu davranışları hayatın normal bir parçası olarak görebilir.

Sonra yıllar geçer ve anne baba şu soruyu sorar:

“Biz bu çocuğa böyle olmayı öğretmedik, bunu nereden öğrendi?”

Belki de ona sözle öğretmedik; fakat hâlimizle gösterdik.

İşte üzerinde düşünmemiz gereken nokta tam da burasıdır.

Nasihat Etmeden Önce Yaşamak

Anne ve babalar doğal olarak çocuklarının iyi insan olmalarını isterler. Derslerine çalışmalarını, dürüst olmalarını, kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını, büyüklerine saygı göstermelerini ve sorumluluk sahibi olmalarını beklerler.

Fakat eğitimde bazen önemli bir gerçeği unutuyoruz:

Çocuğumuzdan istediğimiz davranışları önce kendimiz ne kadar yaşayabiliyoruz?

Çocuğa “Kitap oku.” derken bizi hiç kitap okurken görüyor mu?

“Telefonu bırak.” derken biz sofrada telefonumuzdan uzak durabiliyor muyuz?

“Yalan söyleme.” derken günlük hayatımızdaki küçük menfaatler için gerçeği değiştirmekten kaçınıyor muyuz?

“Büyüklerine saygılı ol.” derken kendi anne ve babamıza karşı nasıl davranıyoruz?

“Kimsenin hakkını yeme.” derken biz başkalarının hakkı konusunda ne kadar hassasız?

Bu soruların cevabı, çocuk eğitiminde verdiğimiz nasihatlerden belki de daha önemlidir.

Çünkü hal ile yapılan eğit kal ile yapılan eğitimden daha önemlidir.

Çocuğun Hafızasında Kalanlar

İnsan çocukluk yıllarına dönüp baktığında her nasihati hatırlamaz. Fakat bazı görüntüler hafızasından hiç silinmez.

Babasının yaşlı bir insana yer verdiğini hatırlar.

Annesinin ihtiyaç sahibi bir komşuya gizlice yardım ettiğini hatırlar.

Eve gelen misafirin nasıl ağırlandığını hatırlar.

Aile büyüklerinin ziyaret edildiğini, hastaların arandığını, sofranın paylaşıldığı hatırlar, insanların mutluluk ve hüzünlerinin paylaşıldığı hatıralar.

Belki o gün bunların ne anlama geldiğini tam olarak anlayamaz. Fakat yıllar sonra kendi yuvasını kurduğunda, çocukluğunda gördüğü o davranışlar birer birer ortaya çıkmaya başlar.

Çünkü güzel ahlâk da kötü alışkanlıklar da çoğu zaman nesilden nesile sözlerden önce davranışlarla aktarılır.

Bu nedenle çocuk yetiştirirken aslında sadece bugünü değil, yarını da yetiştiriyoruz.

Bugün çocuğumuzun karşısında sergilediğimiz bir davranış, yıllar sonra onun kendi evladına göstereceği davranışa dönüşebilir.

Kusursuz Anne Baba Olmak Değil

Burada anne ve babalardan kusursuz olmalarını beklemek doğru değildir. Hepimiz insanız. Yanlış yapabilir, öfkelenebilir, bazen verdiğimiz sözü yerine getiremeyebiliriz.

Önemli olan, hatamızı fark ettiğimizde bunu kabul edebilmektir.

Bir babanın çocuğuna, “Evladım, burada sana karşı yanlış davrandım, özür dilerim.” demesi onun otoritesini küçültmez. Aksine çocuğa çok önemli bir değer öğretir:

Bir annenin, “Burada ben de yanlış yaptım.” diyebilmesi çocuğun gözündeki değerini azaltmaz. Ona insanın yanlışını kabul edebilmesinin bir erdem olduğunu gösterir.

Demek ki örnek olmak, hiç hata yapmamak değildir. Hata yaptığında doğruya dönebilmeyi de gösterebilmektir.

Çocuklarımızın davranışlarından şikâyet etmeden önce bazen aynayı kendimize çevirmemiz gerekir.

Çocuğumuz öfkeliyse evimizde öfkenin diline bakmalıyız.

Saygısızsa birbirimizle nasıl konuştuğumuzu düşünmeliyiz.

Paylaşmıyorsa bizim paylaşma anlayışımızı sorgulamalıyız.

Sürekli telefonla meşgulse kendi ekran alışkanlıklarımızı gözden geçirmeliyiz.

Çünkü çocuklarımız, söylediklerimizin değil; çoğu zaman yaşadıklarımızın aynasıdır.

Elbette her davranışın tek sebebi aile değildir. Çocuğun arkadaş çevresi, okulu, sosyal medya ve içinde yaşadığı toplum da onu etkiler. Fakat aile, bütün bu etkiler karşısında çocuğun sığınabileceği en güçlü liman olmaya devam eder.

Bu sebeple çocuğumuzu değiştirmeye çalışmadan önce zaman zaman kendimize şu soruyu sormalıyız:

“Ben, çocuğumun olmasını istediğim insanın ne kadarını kendi hayatımda yaşayabiliyorum?”

Bu soru belki de çocuk terbiyesi konusunda sayfalar dolusu nasihatten daha değerlidir.

Sonuç

Çocuk yetiştirmek, sadece ona doğru yolu göstermek değildir; mümkün olduğunca o yolda onun önünden yürüyebilmektir.

Dürüst bir çocuk istiyorsak dürüstlüğümüzü görmeli, merhametli bir çocuk istiyorsak merhametimize şahit olmalı, saygılı bir çocuk istiyorsak saygıyı önce bizim hayatımızda tanımalıdır.

Çünkü çocukların kulakları nasihatlerimizi dinlerken, gözleri hayatımızı izlemektedir.

Ve çoğu zaman yıllar sonra hatırladıkları, onlara ne söylediğimizden çok nasıl yaşadığımızdır.

DİĞER YAZILARI GENÇLİK VE GELECEĞİMİZ 01-01-1970 03:00 GÜNEYSU'DA VARDA BİZDE NEDEN YOK 01-01-1970 03:00 ANNE VE BABANIN SESSİZ ÇIĞLIĞI 01-01-1970 03:00 BABANIN SORUMLULUĞU 01-01-1970 03:00 AİLENİN TOPLUMDAKİ YERİ 01-01-1970 03:00 DÜNYA GEÇİCİ, ESERLER KALICIDIR 01-01-1970 03:00 SESSİZ KALDIKLARIMIZDAN DA SORUMLUYUZ 01-01-1970 03:00 İNSANI İNSAN YAPAN DEĞERLER 01-01-1970 03:00 DÜNYA HAYATININ HAKİKATİ 01-01-1970 03:00 İNSAN NİÇİN YAŞAR? 01-01-1970 03:00 İNSAN NİÇİN YARATILDI? 01-01-1970 03:00 BUNCA HESABI ALLAH’A NASIL VERECEĞİZ… 01-01-1970 03:00 ORTADOĞU’DA ÖLDÜRÜLEN DEVLET ADAMLARI 01-01-1970 03:00 ONLAR CANLARINDAN VAZGEÇTİLER 01-01-1970 03:00 DOKTORLUĞU MESAİ İLE SINIRLI OLMAYAN DOKTOR 01-01-1970 03:00 Eğer medeniyet, açıp saçmaksa bedeni, desenize; hayvanlar bizden medeni... 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz ve Teknoloji 01-01-1970 03:00 SEKSEN ÜÇ YILA DENNK BİR GECE 01-01-1970 03:00 KAHRAMANCA YAŞAYIP KAHRAMANCA ÖLMEK BU OLSA GEREK 01-01-1970 03:00 ŞEHADETİN KUTLU OLSUN EY ŞEHİD 01-01-1970 03:00 10 MUHARREM (AŞURE) GÜNÜ 01-01-1970 03:00 ALTINDAN DEĞERLİ MİRAS: ATA TOHUMU 01-01-1970 03:00 ŞEHR-İ RAMAZAN’A DOĞRU 01-01-1970 03:00 HOŞGELDİN EY ŞEHR-İ RAMAZAN 01-01-1970 03:00 TÜRKİYENİN KUR’AN SEVDALILARI 01-01-1970 03:00 GÜZEL AHLAK 01-01-1970 03:00 ŞEHİRLERİN ANASI MEKKE VE FETİH 01-01-1970 03:00 Şeref Levhaları İle Dolu Tarihimizden Bir Levha 01-01-1970 03:00 İsra ve Miraç 01-01-1970 03:00 ALLAH KATINDA TEK DİN İSLAMDIR 01-01-1970 03:00 Unuttuğumuz (UNUTTURULAN) İbadet Cihad 01-01-1970 03:00 10 MUHARREM (AŞURE) GÜNÜ 01-01-1970 03:00 ORGAN NAKLİ (BAĞIŞI) 01-01-1970 03:00 SELAT SANA SELAM SANA EY ALLAHIN RESÜLÜ 01-01-1970 03:00 Kudüs Müslümanlarındır ve Selehaddin'ini Bekliyor 01-01-1970 03:00 Ahlak ve maneviyattan Yoksun Gençlik 01-01-1970 03:00 18 YAŞINDA BIR YILDIZ MUS’AB BİN UMEYR (1) 01-01-1970 03:00 “18 YAŞINDA BIR YILDIZ MUS’AB BİN UMEYR” (2) 01-01-1970 03:00 1 Nisan Haçlıların Müslümanlara Oyunu 01-01-1970 03:00 UNUTTURULAN İLK EMİR 01-01-1970 03:00 KURBAN 01-01-1970 03:00 10 MUHARREM AŞURE GÜNÜ 01-01-1970 03:00 NOEL KUTLAMAK MÜSLÜMAN İŞİ DEĞİL 01-01-1970 03:00 KARDEŞLİK 01-01-1970 03:00 BU MİLLETLE İSTANBUL DEĞİL DÜNYA BİLE ALINIR 01-01-1970 03:00 Tarihten Ders Çıkarmazsan Tekerrür Eder 01-01-1970 03:00 Büyük Kahraman Ömer Muhtar’ı Rahmetle Anarken 01-01-1970 03:00 GENÇLİK VE TEKNOLOJİ 01-01-1970 03:00 KUŞU ÖLEN ÇOCUĞA TAZİYEYE GİDEN PEYGAMBER 01-01-1970 03:00 DÜNYAYA MI MEYLEDİYORUZ ACABA 01-01-1970 03:00 Bize Güzel Ahlak Yakışır 01-01-1970 03:00 İSLAM DAVASINA ER OLABİLMEK 01-01-1970 03:00 Mekanın Cennet Olsun Adı gibi Sağlam Nevzat SAĞLAM Hocam 01-01-1970 03:00 AĞAÇLARIN VE TAŞLARIN KONUŞACAĞI GÜN YAKINDIR 01-01-1970 03:00 ŞİRK VE MÜŞRİK 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARIMIZI NAMAZ EHLİ OLARAK YETİŞTİRELİM 01-01-1970 03:00 KISASTA HAYAT VARDIR 01-01-1970 03:00 KİM BİR KAVME BENZERSE ODA ONLARDANDIR 01-01-1970 03:00 YAHUDİLERİN MÜSLÜMANLARA KARŞI HİLELERİ 01-01-1970 03:00 CAMİLERDE NEDEN DEVE KUŞU YUMURTASI BULUNUR 01-01-1970 03:00 RAMAZAN'A HAZIRLIKLI OLMAK 01-01-1970 03:00 AMAN DİKKAT: RAMAZAN AYINDA İSRAİLE DESTEK OLMAYALIM 01-01-1970 03:00 ONLAR BİZİM SEBEBİ HAYATIMIZ 01-01-1970 03:00 Selam Olsun Beytül Makdis'e ve Aksa Tufanına 01-01-1970 03:00 Sevgi Dilde Değil Yürekte Olmalı 01-01-1970 03:00 YILLARDIR DUA EDİYORUZ 01-01-1970 03:00 DEPREM ALLAH’IN İNSANLARA İLAHİ İKAZIDIR 01-01-1970 03:00 “ONLARA ÖF BİLE DEMEYİN” 01-01-1970 03:00 Vefatının birinci Yılında Rahmetle Anıyoruz. 01-01-1970 03:00 Allah’ın İnsana Bahşettiği Önemli Haslet ‘’Cömertlik’’ 01-01-1970 03:00