Yeryüzünün en azılı terör devleti İsrail, cennet mekân Abdülhamid Han tahttan indirilip şanlı Osmanlı İmparatorluğu yıkıldıktan bugüne dünyada kan ve gözyaşı akıtmaya devam ediyor. Terör devleti işini yaparken, diğer yandan İslam âlemi Filistin topraklarında yaşanan bu katliama maalesef sessiz kalıyor.
Krallar gökdelenler dikme ve zenginliklerine zenginlik katma peşinde birbirleriyle yarışırken, İsrail’in yapmış olduğu katliamlar hiç umurlarında bile değil. Onlar zenginliklerine zenginlik kata dursunlar, Siyonist İsrail de kan ve gözyaşı akıtmaya devam etsin; bakalım nereye kadar?
Terör devleti İsrail sonlarının yaklaştığını çok iyi biliyor ve bundan dolayı, inançları gereği, akıttığı her damla Müslüman kanını kâr sayıyorlar.
Allah Resulü (SAV) Efendimiz hadislerinde, Müslümanlar Yahudilerle savaşıp onları mağlup etmeden kıyametin kopmayacağını bildiriyor. İslam toplumu bin üç yüz yıl bir araya gelememiş, zelil bir hâlde yaşayan Yahudiler nasıl bir araya gelecek de Müslümanlarla savaşacaklar diye Müslim ve Buhari’de geçen bu hadise, Abdülhamid Han tahttan indirilip Kudüs yetim kalana kadar anlam veremediler.
Evet, ecdadımız yüz yıllarca İslam’ın ilk kıblegâhı olan bu kutsal mekânı korumuş, bu toprakları küffara çiğnetmemiştir. Ne zaman ki Osmanlı yıkıldı, Siyonist terör devleti İsrail kuruldu; o günden bugüne bu topraklarda kan ve gözyaşı eksik olmadı. İslam milletlerinin kukla liderleri, krallar; Allah’a kulluk yerine kula kul olma ve birbirleriyle servet yarışı içindeler.
Filistin’de, Gazze’de akan kan ve gözyaşı öyle nefret oluşturacak ki Peygamberimiz hadisin devamında, yapılan savaşta taşlar ve ağaçlar dile gelip “Ey Müslüman, ey Allah’ın kulu, arkamda saklanan bir Yahudi var, gel onu öldür.” diyecekler. Dikkat çeken husus ne, biliyor musunuz? Konuşan taş ve ağaçlar “Ey Müslüman ve Allah’ın kulu” diye hitap edecekler.
Bu davayı Arap davası olarak görenlere, “Gazze sorunu onların sorunudur, onlar çözsün.” diyenlere bu ağaçlar ve taşlar seslenmeyecek. Maddeye tapana, kula kul olana, gücün esiri olana değil; Allah’a kul olana seslenecekler.
Bugün Gazze’de yaşlılar, kadınlar ve çocuklar direniyor. “Hz. Muhammed’in sancağı bu bedenler çiğnenmeden yere düşmeyecek.” diyor oradaki Muhammediler. Allah onlara güç, kuvvet versin. İslam devletlerinin kukla yöneticilerine de bizlere de bu konuda şuur nasip etsin duasıyla, Hz. Peygamber’in hadisini toplu olarak bir daha hatırlayacak olursak:
“Müslümanlar Yahudilerle savaşıp onları mağlup etmeden kıyamet kopmayacak. Zira akan kan ve gözyaşı öyle nefret oluşturacak ki ağaçlar ve taşlar dile gelip ‘Ey Müslüman, ey Allah’ın kulu, arkamda Yahudi var, gel onu öldür.’ diye dile gelecek. Denizde balıklar, havada kuşlar Yahudilere nefret kusacak. Sadece Gargat ağacı Yahudileri arkalarında saklayacak. Bundan dolayı İsrailliler sıkça bu ağaçtan dikmektedirler.”
Şu kısacık ömrümüzde gidip o kutsal beldeyi savunamıyorsak dahi, “Orada bu can bu bedenden çıkmadan İslam’ın sancağını düşüremeyeceksiniz.” deyip mücadele veren Muhammedilere destek olma adına; ağaçların, taşların, denizdeki balıkların, havadaki kuşların beslediği nefreti biz de bu Siyonist katillere besleyelim ki yarın o ağaç ve taşlar bize de konuşsun ve bizi de “Ey Müslüman, ey Allah’ın kulu.” diye çağırsın.
SELAM VE DUA İLE
