BUNCA HESABI ALLAH’A NASIL VERECEĞİZ…

Ali KALENDER

09-04-2026 09:26

Bazı zamanlar vardır ki insan sadece üzülmez… Aynı zamanda utanır. Çünkü ortada yalnızca bir zulüm değil, aynı zamanda o zulme karşı gösterilen korkunç bir sessizlik vardır. İşte bugün, ümmet olarak içinde bulunduğumuz hâl tam da budur.

Hesaplar üst üste birikiyor. Gün geçmiyor ki imtihan için yaratıldığımız şu dünyada karşımıza yeni bir sınav çıkmasın. Ne yazık ki biz, bu imtihanlar karşısında çoğu zaman dik duruş sergileyemiyor; zulme karşı susarak hesabı Mahşer gününe bırakıyoruz.

Oysa bazı imtihanlar vardır ki cevabı bellidir. Yanlış yapma lüksümüz yoktur. Susulacak yerde konuşmak değil; konuşulacak yerde susmak insanı felakete sürükler. Ses çıkarmamız gereken yerde susuyor, feryat etmemiz gereken yerde “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.” anlayışıyla kendi köşemize çekiliyoruz.

Bilmeyerek yapılan yanlışla bilerek yapılan yanlışın hesabının aynı olmayacağını hepimiz biliriz. Bu yüzden, yaşananlara rağmen sessiz kalmanın vebali daha da ağırdır. Bu acziyetin hesabı nasıl verilir, doğrusu bilemiyorum.

Peki, bu son acizliğimiz nedir?

Terör devleti İsrail; çocuk, kadın, yaşlı demeden evlerinden alarak hapse attığı 12.000 masum Filistinlinin idamına karar verdi. Bu karar, yalnızca bir hüküm değil; apaçık bir soykırım ilanıdır.

Peki dünya ne yaptı?

İnsanlık, bu alçakça karara kulaklarını tıkadı. İnsan hakları savunucuları sustu, uluslararası kuruluşlar sessiz kaldı, güçlü devletler her zamanki gibi üç maymunu oynadı. Daha acısı ise sözde Müslüman devletlerin yöneticileri, bu vahşet karşısında dahi kıpırdayamadı.

Bir düşünün…

Bir sabah, daha olup bitenin anlamını kavrayacak yaşa gelmeden bir çocuk annesinin dizinin dibinden koparılıyor. Hapse atılıyor. Uyduruk bahanelerle sözde yargılanıyor ve sonunda idama mahkûm ediliyor.

Şimdi tam tersini düşünelim…

Gecenin bir yarısı, süt emzirdiği evladının yanından bir anne alınıyor. Aynı senaryolar, aynı sahte suçlamalar, aynı göstermelik mahkemeler… Sonuç yine aynı: idam.

Anneler evlatsız, evlatlar anasız bırakılıyor.

Nişanlı gençler hayata dair hayaller kurarken nikâh masasına gidecekleri yerde idam sehpasına götürülüyor. Umutlar daha yeşermeden boğuluyor. Bir milletin geleceği, bir milletin çocukları göz göre göre yok ediliyor.

Dünyayı aptal yerine koymuş bir sistem var. Sanki adalet işliyormuş gibi kendi yaptıkları cani yasalarla önce yargılıyormuş gibi yapıyorlar, sonra da idama hükmediyorlar.

Bu mudur adalet?

Hayır… Bu adalet değil, katliamdır. Bu, modern çağın en açık soykırımıdır.

Küçük bir yapı, büyük bir zulüm

Yeryüzündeki birçok devletle kıyaslandığında hacim olarak bazı ülkelerin vilayetlerinden bile küçük olan bu terör yapılanması, 12.000 masum insanın idamına karar verecek kadar cüretkâr hale gelmiştir. Daha acısı, bu cüreti ona veren şey sadece silahı değil; karşısındaki sessizliktir.

Çünkü zalim, suskunluktan güç alır.

Bırakın insan hakları örgütlerini ve uluslararası kuruluşları; Müslüman devletlerin kukla yöneticileri bile bu vahşete ses çıkaramıyor. Kimi korkuyor, kimi menfaatini kaybetmek istemiyor, kimi ise koltuğunu…

Bu sadece ümmet meselesi değil, insanlık meselesidir

Bu mesele yalnızca Müslümanların meselesi değildir. Bu, doğrudan insanlık meselesidir. Ancak biliyoruz ki küfür tek millettir. Tarih bize göstermiştir ki kâfire güvenilmez ve onunla aynı yolda yürünmez. Zulme karşı mazlumdan yana olmak ise bizim inancımızın gereğidir.

Bizler, iman ettiğimiz değerlerin gereğini yerine getirmekle mesulüz.

Fakat dönüp kendimize baktığımızda acı bir gerçekle karşılaşıyoruz: Bizler de ancak cılız kınamalarla yetiniyoruz. Söz konusu Müslüman kardeşlerimiz olduğunda sesimiz kısılıyor, yalnızca kendi çevremizin duyacağı kadar konuşuyoruz. Oysa zulüm haykırmayı gerektirir.

Söz konusu kâfir olduğunda ise kınamayı bile yüksek sesle yapıyoruz. Bu ise samimiyetimizi sorgulatır. Bu hâl hayra alamet değildir.

Zulme sessiz kalmak, zulme ortak olmaktır

Zulme karşı sessiz kalmak zulme rızadır. Tarafsızlık ise zulme ortaklıktır. Bugün sessiz kalanların, yarın aynı zulümle yüzleşmeyeceğinin garantisi yoktur.

Bugün Filistin’de idam sehpasına götürülen masumlar, yarın bizim çocuklarımız olabilir. Bugün alınan anneler, yarın bizim annelerimiz olabilir. Bugün susturulan bir ümmet, yarın tamamen yok edilmek istenen bir ümmet haline gelebilir.

Son söz: Bu hesabı nasıl vereceğiz?

Bugün konuşmayacaksak ne zaman konuşacağız?

Bugün tepki göstermeyeceksek ne zaman göstereceğiz?

Bugün mazlumun yanında durmayacaksak hangi gün Allah’ın huzuruna yüzümüz ak çıkacağız?

Bunca sessizliğin, bunca umursamazlığın, bunca korkaklığın hesabını Allah’a nasıl vereceğiz?

Unutmayalım: Zalim kadar, zalime sessiz kalan da suç ortağıdır.

Ve unutmayalım: Bu dünyada susarak kurtulanlar, ahirette hesap vermekten kurtulamayacaktır.

DİĞER YAZILARI ORTADOĞU’DA ÖLDÜRÜLEN DEVLET ADAMLARI 01-01-1970 03:00 ONLAR CANLARINDAN VAZGEÇTİLER 01-01-1970 03:00 DOKTORLUĞU MESAİ İLE SINIRLI OLMAYAN DOKTOR 01-01-1970 03:00 Eğer medeniyet, açıp saçmaksa bedeni, desenize; hayvanlar bizden medeni... 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz ve Teknoloji 01-01-1970 03:00 SEKSEN ÜÇ YILA DENNK BİR GECE 01-01-1970 03:00 KAHRAMANCA YAŞAYIP KAHRAMANCA ÖLMEK BU OLSA GEREK 01-01-1970 03:00 ŞEHADETİN KUTLU OLSUN EY ŞEHİD 01-01-1970 03:00 10 MUHARREM (AŞURE) GÜNÜ 01-01-1970 03:00 ALTINDAN DEĞERLİ MİRAS: ATA TOHUMU 01-01-1970 03:00 ŞEHR-İ RAMAZAN’A DOĞRU 01-01-1970 03:00 HOŞGELDİN EY ŞEHR-İ RAMAZAN 01-01-1970 03:00 TÜRKİYENİN KUR’AN SEVDALILARI 01-01-1970 03:00 GÜZEL AHLAK 01-01-1970 03:00 ŞEHİRLERİN ANASI MEKKE VE FETİH 01-01-1970 03:00 Şeref Levhaları İle Dolu Tarihimizden Bir Levha 01-01-1970 03:00 İsra ve Miraç 01-01-1970 03:00 ALLAH KATINDA TEK DİN İSLAMDIR 01-01-1970 03:00 Unuttuğumuz (UNUTTURULAN) İbadet Cihad 01-01-1970 03:00 10 MUHARREM (AŞURE) GÜNÜ 01-01-1970 03:00 ORGAN NAKLİ (BAĞIŞI) 01-01-1970 03:00 SELAT SANA SELAM SANA EY ALLAHIN RESÜLÜ 01-01-1970 03:00 Kudüs Müslümanlarındır ve Selehaddin'ini Bekliyor 01-01-1970 03:00 Ahlak ve maneviyattan Yoksun Gençlik 01-01-1970 03:00 18 YAŞINDA BIR YILDIZ MUS’AB BİN UMEYR (1) 01-01-1970 03:00 “18 YAŞINDA BIR YILDIZ MUS’AB BİN UMEYR” (2) 01-01-1970 03:00 1 Nisan Haçlıların Müslümanlara Oyunu 01-01-1970 03:00 UNUTTURULAN İLK EMİR 01-01-1970 03:00 KURBAN 01-01-1970 03:00 10 MUHARREM AŞURE GÜNÜ 01-01-1970 03:00 NOEL KUTLAMAK MÜSLÜMAN İŞİ DEĞİL 01-01-1970 03:00 KARDEŞLİK 01-01-1970 03:00 BU MİLLETLE İSTANBUL DEĞİL DÜNYA BİLE ALINIR 01-01-1970 03:00 Tarihten Ders Çıkarmazsan Tekerrür Eder 01-01-1970 03:00 Büyük Kahraman Ömer Muhtar’ı Rahmetle Anarken 01-01-1970 03:00 GENÇLİK VE TEKNOLOJİ 01-01-1970 03:00 KUŞU ÖLEN ÇOCUĞA TAZİYEYE GİDEN PEYGAMBER 01-01-1970 03:00 DÜNYAYA MI MEYLEDİYORUZ ACABA 01-01-1970 03:00 Bize Güzel Ahlak Yakışır 01-01-1970 03:00 İSLAM DAVASINA ER OLABİLMEK 01-01-1970 03:00 Mekanın Cennet Olsun Adı gibi Sağlam Nevzat SAĞLAM Hocam 01-01-1970 03:00 AĞAÇLARIN VE TAŞLARIN KONUŞACAĞI GÜN YAKINDIR 01-01-1970 03:00 ŞİRK VE MÜŞRİK 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARIMIZI NAMAZ EHLİ OLARAK YETİŞTİRELİM 01-01-1970 03:00 KISASTA HAYAT VARDIR 01-01-1970 03:00 KİM BİR KAVME BENZERSE ODA ONLARDANDIR 01-01-1970 03:00 YAHUDİLERİN MÜSLÜMANLARA KARŞI HİLELERİ 01-01-1970 03:00 CAMİLERDE NEDEN DEVE KUŞU YUMURTASI BULUNUR 01-01-1970 03:00 RAMAZAN'A HAZIRLIKLI OLMAK 01-01-1970 03:00 AMAN DİKKAT: RAMAZAN AYINDA İSRAİLE DESTEK OLMAYALIM 01-01-1970 03:00 ONLAR BİZİM SEBEBİ HAYATIMIZ 01-01-1970 03:00 Selam Olsun Beytül Makdis'e ve Aksa Tufanına 01-01-1970 03:00 Sevgi Dilde Değil Yürekte Olmalı 01-01-1970 03:00 YILLARDIR DUA EDİYORUZ 01-01-1970 03:00 DEPREM ALLAH’IN İNSANLARA İLAHİ İKAZIDIR 01-01-1970 03:00 “ONLARA ÖF BİLE DEMEYİN” 01-01-1970 03:00 Vefatının birinci Yılında Rahmetle Anıyoruz. 01-01-1970 03:00 Allah’ın İnsana Bahşettiği Önemli Haslet ‘’Cömertlik’’ 01-01-1970 03:00