GÜNCEL
Giriş Tarihi : 21-03-2021 14:23   Güncelleme : 21-03-2021 16:28

Gazeteci Dilek Onay Can '' Bugün de şaşırmadık''

Gazeteci Dilek Onay Can '' Bugün de şaşırmadık''

Gazeteci Dilek Onay Can Yaptığı Açıklamada '' İstanbul Sözleşmesi Anayasa gereği hâlâ ayaktadır. 104/17 kanunlarla kararname çeliştiğinde kanun uygulanır diyor...
Aslında sıkıntı yürürlükte olan yasaların da uygulanmamasında

2012 yılında imzalanan bir sözleşme neden 9 yıl sonra fesh edilmiş..
Bu sözleşmenin yanlış olduğu ancak 9 yılda mı anlaşılmış?
Yoksa yine kandırıldınız mı?
"İstanbul Sözleşmesi"ne karşı çıkanlar neden karşı çıktıklarından bi haber zaten..
Bu karşı çıkanların yüzde 90'ı iktidar partisinden..
Yahu madem karşı çıkıyordunuz 9 yıldır neden sustunuz?
Gecerli nedenleri de bu sözleşme aile mefhumunu yok ediyormuş.. 
Aile mefhumunu kadına şiddet,cinayet,taciz,kadına,çocuğa,hayvana tecavüz,hatta ağaçlara kıyım(Ensar vakfını da unutmayalım) yok etmiyor da bu mu yok ediyor..
Benim de tasvip etmediğim bazı maddeleri olsa da,(4. Maddenin 3. Fıkrası uyarınca cinsel yönelim cinsel kimlik,tabanlı ayrımcılık yapılmaması yazılı ..Bu madde kadın korumasını anlatırken "cinsel yönelim" deyince insanlarda  olay kadından çıkıyor algısı oldu )
Öte yandan;"Sümeyye Erdoğan'ın da yöneticisi olduğu KADEM: “İstanbul Sözleşmesi kadına şiddetle mücadele için önemli bir girişimdi. Geldiğimiz noktada zemininden koparılmış ve toplumsal bir gerilim öznesi haline dönüştürülmüş durumda. Verilen fesih kararını da bu gerilimin bir neticesi olarak okuyoruz” denildi..
Ama netice itibarıyla sözleşmenin fesh edilmesi kadın yok sayıldı ve "erkek üstündür: mesajı verildi.
Yazımı Mustafa Kemal ATATÜRK'ün şu sözüyle noktalamak isterim.
"Bir milletin medeniyetini ölçmek istiyor musunuz; kadınlarına nasıl muamele edildiğine bakınız." ifadelerine yer verdi