GÜNCEL
Giriş Tarihi : 05-02-2021 15:25   Güncelleme : 05-02-2021 15:25

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal Hamsi Avı Yasağı İle İlgili Rize'de Basın Açıklaması Yaptı

CHP genel başkanı Başdanışmanı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu ve Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, Merkez ilçe başkanı Necati Topaloğlu ile birlikte Rize’de Balıkçılık yapan motor sahipleriyle bir araya gelerek sorunlarını dinlediler, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal Balıkçı esnafı'nın sorunlarını dinledikten sonra CHP Rize İl Başkanlığında Basın toplantısı yaptı.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal Hamsi Avı Yasağı İle İlgili  Rize'de Basın Açıklaması Yaptı

CEVAHİR TOPALOĞLU

 

RİZE-CHP Bursa Milletvekili ve PM üyesi Orhan Sarıbal, hamsi avı yasağının bilimsel temeli olmadığını belirterek, av yasağının derhal kaldırılması gerektiğini söyledi. Sarıbal, “Karadeniz’e komşu ülkelerde yasak yokken sadece Türkiye karasularında av yasağı getirmenin bilimsel hiçbir gerekçesi yok. Bu kararla 83 milyonun ucuz balık yemesi engellenirken, Karadeniz’deki balıkçılar ve esnafı ise mağdur ediliyor” dedi. Sarıbal, balık avı yasağının soğuk depo sahibi 4-5 firmanın para kazanması için getirildiğine ilişkin şüphelerini de dile getirdi.

İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu ile birlikte Rize’yi ziyaret eden CHP Genel Başkan Tarım Politikalarından Sorumlu Başdanışmanı Sarıbal, CHP Rize İl Başkanlığında basın toplantısı yaptı.

Balıkçı esnafını ziyaret ettiklerini ve 8 Ocak 2021 tarihinde alınan ve 7 Şubat tarihine kadar geçerli olacak olan hamsi balığı avının, Karadeniz balıkçıları ve esnafını mağdur ettiğini söyledi. Tarım ve Orman Bakanlığının hamsi balığının boyunun ve etinin büyümesi gerekçesiyle böyle bir karar aldığını anımsatan Sarıbal, “Bunun çok zamansız, acele, bilimsel gerçeklerden uzak, işin özüne inmeden, yukarıdan sadece birkaç kişinin talimatı ya da isteğiyle alınmış, net yanlış bir karar olduğunu bugün burada yaptığımız çalışmalar sonrası gördük” dedi. Gürcistan, Romanya, Bulgaristan, Ukrayna, Rusya gibi Karadeniz’e sınırı olan ülkelerde uygulanmayan yasağın Türkiye için uygulanmasının, ileri sürülen gerekçeleri boşa çıkardığını söyleyen Sarıbal, şunları söyledi:

Gürcistan’da serbest bizde yasak

“Türkiye karasularında balığın boyuna ve et miktarına göre avlanması yasak, ama eğer aynı balıkçılar aynı teknelerle Gürcistan’a giderlerse, Gürcistan bölgesinde avlanma yaparlarsa, avlanma serbest. Bu balık bütün ülkelerin sınırlarını geziyor. Siz 1 yılda, 2 yılda, 3 yılda 9 cm’ye gelen bir balığı 1 ay yasaklama ile boyunu uzatmayı, et aldırmayı düşünüyorsanız, buna sadece biz değil, kargalar bile güler. Dolayısıyla bilimden uzak, tamamen yanlış bir karar. Alınan karardan kimsenin haberi yok. Balıkçıların, kooperatiflerin, birliklerin, işin tarafı kimsenin haberi yok. Akşam karar alıyorsunuz sabah uyguluyorsunuz. Yaklaşık 400- 450 tekne. Ortalama 10 bin çalışan insan. Siz bir ay boyunca açlığa yoksulluğa mahkum ediyorsunuz. Bu insanların kredi borcu var. Çalıştırdıkları personele ücret ödüyorlar. Bu insanlar lojistik amaçla kiraladıkları para ödeyecekler. Peki, siz hükümet olarak çalışanlara bir ücret, 1 ay boyunca, yapamadıkları iş için, herhangi bir gelir, herhangi bir destek ödemesi var mı? Yok.”

Stokçular kimler?

Getirilen av yasağının balık avının en uygun dönemi olan soğuk aylarda alındığını hatırlatan Sarıbal, yasağın bazı stokçulara para kazandırmak amacıyla alınıp alınmadığını sordu. Sarıbal, şunları söyledi:

“Bakan ‘biz balığın geleceğini kurtarmak için, Karadeniz’in geleceğini kurtarmak için, hamsinin geleceğini kurtarmak için bunu yasaklıyoruz çünkü 2 ay stokumuz var’ dedi. Peki, bu 2 aylık stok kimde? Buradan Bakana soruyorum; Sayın Bakan 2 ay Türkiye’ye yetecek hamsiyi kimler stokladı? Bunlar kim? Kaç kişiler?

Covid dönemi yaşıyoruz. Geçen yıl bu zamanlar Covid nedeniyle, gıda zincirinde bozulma ihtimaline karşılık hükümet, soğan ve patateste ihracat kısıtı kararı aldı. Ardından limon kısıtı kararı aldı. Ne dedi? ‘Halkımın gıda arzını sağlamak zorundayım’ dedi. Yani ‘pazarlarda patates eksik olmamalı, soğan eksik olmamalı, diğer temel gıdalar eksik olmamalı’ dedi. Bunun için ihracatı yasakladı.

Bugün geçen yıl yaptığının tam tersini yaparak, en önemli zamanda ucuz, sağlıklı, doğal balık olan hamsinin üretilmesine, tutulmasına kısıt getiriyor. Peki, bu kimin işine yarıyor? Kısıtlamandan önce bir sepet, yaklaşık 15 kilogramlık balığı, 4-5 büyük şirkete 50 liradan satan balıkçı şu anda stoklamamış, herhangi bir şekilde depoya koyamamış, çaresiz bir şekilde günlük balığa gitmeyi bekliyor. Stokçular 50 liraya aldıkları 1 sepet balığı yani 15 kilosunu 200-250 liraya, tam 4 katına, 5 katına satıyorlar. Sayın Bakan bunlarla ne işiniz var sizin? Gürcistan’da ve diğer ülkelerde balık yakalanırken Rize’nin, Trabzon’un, Hopa’nın, Artvin’in balıkçısının günahı nedir? Bu cezalandırmanın adı nedir?

83 milyon insanın en önemli gıda maddesi olan hamsi balığının yasaklanmasını bu 4 tane şirketin elindeki stokları bitirmek için mi yaptınız?”

83 milyon insan cezalandırılıyor

Getirilen yasak ile geçimini sağlayamayacak Karadenizli balıkçı esnafı ile birlikte ucuz balık yeme şansı kalmayan 83 milyon insanın cezalandırıldığını aktaran Sarıbal, “Karadeniz’de getirdiğiniz yasak nedeniyle hamsiyle beraber ya da hamsi dışında, yasak içinde olmayan, tutulması gereken diğer balık çeşitlerinin de tutulmasını, avlanmasını yasaklamış oluyorsunuz. Bu yasak; yöntemiyle, zamanlamasıyla, amacıyla, tümüyle yanlıştır. Derhal, hiç zaman kaybetmeden, 7 Şubat’ı beklemeden, Karadeniz’in Türkiye karasularının içindeki avlanma yasağını derhal kaldırın. Bu halka, bu Covid-19 döneminde zulüm etmeyin” dedi.

Bekaroğlu: Cumhurbaşkanı biliyor mu?

İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu da getirilen av yasağının bilimsel hiçbir temeli olmadığını vurguladı. “Sayın Cumhurbaşkanı bu yasağın gerekçesini biliyor mu?” diye soran Bekaroğlu, “Getirilen yasakta kesinlikle bilimsel bir veri yoktur. Bu balık 1 ayda 7-8 cm olacak, böyle bir şey mümkün değil? Eşyanın tabiatına aykırı” dedi.