EĞİTİM
Giriş Tarihi : 06-10-2020 15:52   Güncelleme : 06-10-2020 15:52

Kontrollü Olarak Yüz yüze eğitime geçilmelidir

Eğitim Bir Sen Rize Şube Başkanı Seyfettin Afacanlar” kademeli şekilde yüz yüze eğitime geçilmesi eğitim açısından önemlidir” dedi

Kontrollü Olarak Yüz yüze eğitime geçilmelidir

Eğitim Birsen Rize Şube Başkanı Seyfettin Afacanlar yaptığı yazılı açıklamada, Eğitim-Bir-Sen olarak Stratejik Araştırmalar Merkezi (EBSAM) tarafından hazırlanan“ Pandemi Sürecinde Okulları Güvenle Açmak: Öğretmen ve Veli Araştırması” raporunu kamuoyuyla paylaştıklarını belirtti. Afacanlar, “Sadece Türkiye’nin değil, bütün dünyanın sıkıntılı ve çetin bir süreçten geçtiği “Koronavirüsün hızlı bir şeklide yayılarak salgına dönüşmesiyle birlikte neredeyse bütün ülkelerde yüz yüze eğitime ara verilerek okullar kapatılmış, eğitim sürecinin devam edebilmesi, öğrencilerin eğitimden geri kalmaması için uzaktan eğitime geçilmiştir. Birçok ülke gibi Türkiye de mevcut teknolojik imkânlarına, öğretmenlerin teknolojiyi kullanma becerilerine ve öğrencilerin internete erişim düzeyine bağlı olarak uzaktan eğitime başlamıştır. Bu süreçte öğretmenlerin ve öğrencilerin etkileşim hâlinde olmalarına ve birlikte çalışabilmelerine imkân sunan çeşitli e-öğrenme platformları, televizyon programları veya sosyal medya platformları aracılığıyla uzaktan eğitime devam edilmiştir” dedi.

Araştırmaya Türkiye genelinde toplam 9 bin 64 öğretmen ve 20 bin 52 veli katılmıştır

Afacanlar,  “Eğitim-Bir-Sen olarak, salgın sürecinde eğitimin en sağlıklı şekilde devam etmesine yönelik olarak daha önce “Kovid-19 Salgınının Gölgesinde Eğitim: Riskler ve Öneriler” başlıklı bir odak analiz yayınladık. “Pandemi Sürecinde Okulları Güvenle Açmak: Öğretmen ve Veli Araştırması” raporumuzu eğitimle ilgili veli ve öğretmen görüşleri ekseninde eğitime ışık tutmasını temenni ettiğimiz çözüm önerilerimizi kamuoyuyla paylaştık. Okulların açılması sürecini öğretmen ve velilerin nasıl değerlendirdiğini, öğretmen ve velilerin ne tür kaygılar taşıdığını tespit etmek oldukça önemlidir. Bundan dolayı öğretmen ve velilerin okulların açılması takvimini nasıl değerlendirdiğini, okulların açılmasıyla ilgili ne tür kaygılara sahip olduğunu inceledik. Uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin yüzde 75,7’si öğrencileriyle belirli aralıklarla canlı ders yaptığını belirtmiştir. Araştırmada, uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin yüzde 75,7’si öğrencileriyle belirli aralıklarla canlı ders yaptığını belirtmiştir. Bu bağlamda öğretmenlerin öğrencileriyle canlı ders yapma oranlarının artması, öğrencilerin okulla olan bağlarının güçlenmesine ve motivasyonlarının artmasına da katkıda bulunacaktır” dedi

Afacanlar, “Çocuğu ortaokulda olan veliler (yüzde 77,8) ile ortaöğretimde olan veliler (yüzde 73,5), çocuğu ilkokulda olan velilere (yüzde 63,3) göre daha yüksek oranda, çocuğuyla öğretmenlerinin belirli aralıklarla canlı ders yaptığını ifade etmiştir. Araştırmaya katılan velilerin yüzde 14,5’i, öğretmenlerin yüzde 14,8’i bu sonbahar döneminde yüz yüze dersler için öğrencileri okula göndermeyi güvenli bulurken, velilerin yüzde 70,9’u ve öğretmenlerin yüzde 78,8’i okulların açılması konusunda kaygılarını ifade etmiştir. Velilerin yüzde 70,6’sı,öğretmenlerin yüzde 63,8’i okullar açılmadığında ve uzaktan eğitim yapıldığında öğrencilerin eğitimlerinden geri kalacağını ifade etmiştir. Öğretmenlerin uzaktan eğitime bir süre daha devam edileceği dikkate alındığında, öğretmenlere yönelik uzaktan eğitimde etkin öğretim yapmaya yönelik destekleyici çalışmalar yapılmalıdır. Öğrencilerin uzaktan eğitime daha etkin bir şekilde katılımını sağlamak için ihtiyaç sahibi öğrencilere tablet ve bilgisayar gibi gerekli dijital araçlar ile internet bağlantısı sağlanmalıdır. Okulların açılma sürecinde sağlık ve güvenlik konusunda gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir. Öğretmenler ve veliler haklı olarak okulların açılması ile birlikte virüsün bulaşması konusunda kaygılıdırlar. Burada yapılması gereken, kaygı nedeniyle okulların kapalı kalması değil, virüsün yayılımını engelleyici önlemlerin katı bir şekilde alınmasıdır. Bunun için öncelikli olarak okulların ihtiyaç duyduğu hijyen malzemeleri ve ek temizlik personeli okullara sağlanmalıdır. Buna ek olarak, okulların fiziki mesafe kurallarını dikkate alarak sınıf mevcutları kalabalık okulların okul ve sınıf ortamlarını azaltmak için gerekli önlemleri alması gerekmektedir. Dahası, alınan tüm önlemler konusunda veliler ve öğretmenler ayrıntılı olarak bilgilendirilmeli, velilerin ve öğretmenlerin kaygıları giderilmelidir. Eğitim çalışanlarımız, salgınla mücadele sürecinde Vefa Sosyal Destek grupları ve filyasyon ekipleri başta olmak üzere, kamu hizmetinin sürdürülmesi ekseninde kamu yararının görüldüğü her alanda ve faaliyette görev almıştır. Ancak uzaktan eğitim ve yüz yüze eğitimin beraber yürütülmesinin planlandığı, eğitim çalışanlarına her zamankinden daha fazla görev ve sorumluluk düştüğü önümüzdeki günlerde idareci ve öğretmenler asli görevleri dışındaki işleri yapmaya zorlanmamalıdır” dedi.

Bakanlığın ‘Temiz okul projesi’ okullara dayatılmamalıdır. Okul idarelerinin yıllardır boğulduğu kırtasiye işiyle bu proje ile tekrar boğuşturulması, ayrıca okullara tedarik edilmeyen temizlik malzemeleri ve temizlik elemanlarının verilmeden böyle bir proje istenmesi doğru bir tutum değildir. Okul idareleri okulların eğitim öğretime açılması döneminde özveri ile çalışma yapmışlardır. İdareler bu konuda zorlanmamalıdır. Eğitim-Bir-Sen olarak, Millî Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nün “Ek Ders Ücreti” konulu 23.9.2020 tarihli yazısının, ders ve ek ders ücretlerinin toplu sözleşme hükmüne aykırı kısımlarının iptali istemiyle dava açtık. Bu itibarla yüz yüze eğitim faaliyeti yerine getiremeyen yönetici ve öğretmenlerin idari izinli sayılmaları nedeniyle eğitim ve öğretim faaliyetlerini fiilen yerine getiremeyen yönetici ve öğretmenlerin, bu sürelerde üzerlerinde bulunan aylık karşılığı ders, varsa ek ders, ders niteliğinde yönetim, hazırlık ve planlama görevlerini yapmış sayılması gerektiğine şüphe yoktur. Bakanlığın söz konusu yazısını, bu husus göz ardı edildiği ve toplu sözleşme hükmüyle kazanılan hakkı ihlal ettiği için, iptal istemiyle yargıya taşıdık. Yargıya taşıdıktan sonra bazı düzenlemeler yapılmıştır, fakat yeterli olmamıştır. Sendika olarak, yönetici ve öğretmenlerimizin özlük haklarının korunmasının ve toplu sözleşmeyle kazanılan hakların uygulanmasının takipçisi olacağız” dedi.