GÜNCEL
Giriş Tarihi : 10-07-2020 21:31   Güncelleme : 10-07-2020 21:31

Saadet Partisinden Çoklu Baro Açıklaması

Saadet Partisi’nin, "Avukatlık Kanunu ve Barolar" başlıklı raporunda, AKP’nin baroların seçim usulleri ve yapılarının belirlenmesiyle ilgili çalışmasına ilişkin, "Farklı görüşlere yakın meslek birlikleri veya barolar kurularak aynı mesleğin mensupları arasında oluşacak olan kırılma, mesleğin gerçek problemlerine çare bulmaktan uzakta, faydasız siyasi çatışmaları doğuracak" değerlendirmesi yapılmıştı.

Saadet Partisinden Çoklu Baro Açıklaması

Tv53 internet televizyonundan Gazeteci Turgay Ayhan’ın hazırlayıp sunduğu “Bir Başka Konu” programına konuk olan Saadet Partisi Rize İl Başkanı Muhammet Kaçar yapılmaya çalışılan Barolar kanununun yanlış olduğunu kararın acele alındığını ifade etti.

Baroların seçim sistemine karşı muhalefetin tepkisi sürüyor. Saadet Partisi’ Rize il Başkanı Muhammet Kaçar “ Çoklu baro düzenlemesi alel acele meclisten geçirilmeye çalışıyor. Teklif bir gün sonra meclise gitmesi gerekirken bir gün öne alınıp öyle meclise getiriliyor. Burada Baroların etkin olan gücünün kırılması izlenimini uyandırıyor bizlerde. Özellikle küçük baroların olduğu illerde böyle bir değişiklik olmayacak, yani Rize’yi etkilemeyecek bir durum. Avukat ve üye satısı 5 binden fazla olan illeri etkileyecek olan bir düzenleme. Ben bunun çok aceleye getirilmeden etraflıca tartışılıp değerlendirilip ona göre bir adım atılmasının daha uygun olacağını düşünmekteyim. “ dedi.

Kaçar “Birden fazla baronun kurulmasının toplumda bir ayrıştırmanın getirebileceği izlenimi bizlere uyandırmakta. Bu yönüyle sakıncalı olduğunu düşünüyoruz. Farklı dünya görüşünde siyasi görüşte olan, baroların oluşabileceği avukatların o barolara kayıt olabilmesi söz konusu olacağı mevcut başkanlık sistemi neticesinde iktidarın bütün kesimin üzerinde bir etkisinin olduğu aşikar ortada. Bugün bunu yargıya da sirayet etme durumu söz konusu. Yargı camiası ve avukatlarımızın böyle bir yanlış içerisine girmeyeceğini umuyoruz, arzuluyoruz. Ancak buna fırsat verilecek düzenlemenin de yapılmaması gerekirdi. İleriki zamanlar da böyle bir duruma eğrilmesi durumu söz konusu olabilecektir. İktidara yakın olan baro mensubu arkadaşların almış olduğu davaların, hâkimlerinde etkisi neticesinde verilecek olan karar sonucunda vatandaşımızda böyle bir algı oluşma durumu söz konusu. Bu şekilde bir ortam hazırlanmaması için böyle bir yanlışın içerisine girmemesinin doğru olduğunu düşünüyorum.”

Müzakereyle yürütülmeli: Avukatlar Kanunu ve baro sisteminde yapılması düşünülen böyle bir değişikliğin, bir kamu kurumuyla ortaya çıkan bir tartışma neticesinde küresel sıkıntıların yaşandığı bir dönemde meslek erbabı ve kamuoyunun müzakere masasından kaçırılarak alelacele gündeme alınması yasama prensipleri açısından doğru değildir.

Avukatlık, devletin taşıyıcı kolonu olan adalet sisteminin üç sacayağından savunmayı temsil eder. Avukatların mesleki, örgütsel ve hiyerarşik bağımsızlıkları aynı zamanda savunma hakkının kutsallığı bakımından önemlidir. Her geçen gün mensubu katlanarak artan meslek sahasında çok daha derinlikli ve gerçek problemleri olan Avukatlığın, baro yönetimleri, temsil dengesi gibi meselelerin yanında bu problemlerinin de çalışılması ve mesleki konularda çözümler üretilmesi gerektiği ortadadır. Bütün bu problemler ortada dururken, siyasi dengeler gözetilerek meslek saygınlığının örselenmesi yanlış olup, meslek birliğinin ıslah edilmek yerine bu şekilde yıpratılmasının telafisi imkânsız olumsuzluklar yaratacağı düşünülmektedir. Yapılacak değişikliklerin baroların çağrısında belirttiği gibi müzakere yöntemiyle ortak bir aklın ürünü olarak kanunlaştırılması hayati önem arz etmektedir.