PEYGAMBER EFENDİMİZİN GÖĞSÜNÜN YARILMASI
Ali KALENDER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN GÖĞSÜNÜN YARILMASI

Günlerden bir gün kainatın efendisi süt kardeşi Abdullah ile birlikte koyunları otlatıyorlardı. Ev den biraz uzakta bir ağacın altında oturmuş serinliyor ve sohbet ediyorlardı. Zaman birazcık geçtikten sonra Abdullah uykuya daldı. Kainatın efendisi Abdullah’ın uyumasını fırsat bilerek etrafı seyrediyor ve bu güzellikleri yaradan Rabbini düşünüyordu.

             Bu arada kuzular otlanarak bayağı uzaklaşmışlardı. Kuzuların uzaklaştığını fark eden Kainatın efendisi onları toparlamak için Abdullah’ın yanından ayrıldı. Biraz uzaklaştıktan sonra karşısına beyaz giyimli iki kişi çıktı. İkisi de samimi ve güler yüzlü idiler. Ellerinde içi nurla dolu altın bir tas vardı. Efendimize yaklaştılar ve onu yeşil otların üzerine yatırdılar. Kainatın efendisinde ne telaş ne de ses vardı. Bu güler yüzlü temiz simalı insanların kendisine bir zarar vermeyeceklerini bilir gibi idi.

           Ağacın altında uyuyan Abdullah bu sırada uyandı. Manzarayı görünce şaşırdı ne yapacağını bilemedi ve koşarak eve Anne ve Babasının yanına vardı. Olan biteni onlara anlattı. Duyduklarına inanamayan Halime ve eşi bu telaş ile evden fırlayarak bir anda Peygamberimizin yanına vardılar. Abdullah’ın anlattığı gibi bir durum ortada yoktu. Gelenler aldıkları emri yerine getirmiş ve oradan ayrılmışlar idi. Kainatın efendisinin yüzü soluktu fakat hafif den gülüyordu. Telaşla oraya varan Halime ve eşi ne oldu sana yavrum diye sordular. Bundan sonrasını kainatın efendisi şu şekilde anlatıyor.

         Yanıma beyaz elbiseli iki kişi geldi. Birinin elinde karla dolu altın bir tas vardı. Beni tuttular göğsümü yardılar, kalbimi çıkarıp onu da yardılar. Kalbimden siyah bir kan pıhtısı çıkarıp attılar. Göğsümü ve kalbimi altın tasın içindeki o karla temizledikten sonra ayrılıp gittiler.

       Bu hadiseden yıllar sonra Peygamberliği döneminde Ashap kainatın efendisine ey Allah’ın Resulü bize kendinden bahseder misin dediklerinde Ben babam İbrahim’in duası, kardeşim İsmail’in müjdesi, annem Amine’nin rüyasıyım buyurmuşlar ve ardından bu hadiseyi anlatmışlardır.

        Bu hadise ile kainatın efendisinin kalbi Allah’ın emri ile ilahi bir ve Cenabi Hak tarafından bir sekinet ve bir ruh ile genişletilmiş idi.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Sporcularımız  Türkiye Şampiyonasın dan Madalya İle Döndüler
Sporcularımız Türkiye Şampiyonasın dan Madalya İle Döndüler
Vakıflar İlk okulu 4D sınıfında Mezuniyet Heyecanı
Vakıflar İlk okulu 4D sınıfında Mezuniyet Heyecanı