Advert

Advert
Advert

Advert
Kudüs Müslümanlarındır ve Selehaddin'ini Bekliyor
Ali KALENDER

Kudüs Müslümanlarındır ve Selehaddin'ini Bekliyor

ASV efendimiz Hadisi şeriflerinde  buyuruyor ki üç Mescid  için yolculuk yapılır. Mescid-i Haram, Mescid-i Nebi ve Mescid-i aksa.

            Mescid_i Haram ve Mescid-i Aksa kible, Mescid-i Nebi  ise son tevhit dini İslamın kuruluş merkezi,ilk mescidi islam medeniyetinin ilk müessesesi.

            Bu üç mescitten başka herhangi bir mescit için (daha fazla sevap ve fazilet ümit ederek) yolculuk yapmak gereksizdir. Bu mescitlerin üçü de peygamberler eliyle inşa edilmiştir.

          Mescid’i Haram dünyadaki mescidlerin en faziletlisidir. Bunun bazı sebepleri vardır. Hz. Pey­gamber'in, "Şu benim mescidimde kılınacak bir namaz, Mescid-i haram müs­tesna, diğer mescidlerde kılınacak bin namazdan daha hayırlıdır" buyurarak bunu açıklamaktadır.

          İslam toplumunda çok büyük biy yere sahip olan mescid-i nebi islam devletinin merkezi ve İslam medeniyetinin ilk müessesesi dir.

Bütün bunların yanında Mescid-i Aksa yüz yıllarca insanların yöneldiği  kible gahı olmuş,  bir çok peygambere evsahipliği yaparak  enbbiya makamı olarak bilinmekte ve miraçta Hz peygamberin ilk durağı olarak Ahır zaman nebisinide bağrında ağırlamıştır.

       Başlangıçta Müslümanlarında yöneldiği kıble olan mescid-i aksa üç büyük dinin ortaklaşa mukaddes olarak kabul ettiği bir merkez dir. Üç büyük dine merkezlik yapan bu mabed en son müslümanlrın peygamberi Hz Muhammet mustafa SAV’e ev sahipliği yaptığından ve bu mabedin kudus şehrinde bulunmasından dolayı Müslümanlar için önemlidir ve kudus bundan dolayı ümmetin yani Müslümanların malıdır.

           Kudüs tarihin en eski şehirlerinden biridir kuruluş tarihi kesin olmamakla beraber Mescid-i Haramdan 40 yıl sonra kurulduğu söylenir. Kudus’e ilk hicreti Arap kenaniler yapmıştır. Çeşitli aşamalardan sonra kudüs’ü şehir merkezi haline getirmişler ve adını urşelim koymuşlardır. Bu şehirde yaşayan Arap kökenli kenaniler yıllarca mısırlıların ve ibrani kabilelerin saldırılarına maruz kalmış ancak şehri savunarak  bu bölgeye sahip olmuşlardır.

             İşte bu şehir bir çok peygambere ev sahipliği yaptı.  Bütün bu peygamberlerin ve Peygamberimiz Hz. Muhammedin bize emanetidir. İncil ve zebur un indirildiği ilahi vahyın merkezlerinden biridir kudüs.

            Kudüs ilk kez Hz Ömer döneminde Müslümanların eline geçti  yani Kudüs ilk kez Hz Ömer döneminde hem de savaşılmadan feth edildi. İslam ordusu übeyde bin cerrah öncülüğünde şehri kuşattı. Patrik şehrin anahtarlarını Hz Ömer’e vermek istedi. Bu istek üzerine Halife Hz Ömer Şehre gelerek taraflar arasında bir güvenlik fermanı imzalandı ilya ismindeki bu şehir Hz Ömer tarafından Kudüs’e çevrildi ve öğün bugün dür Kudüs olarak devam etmektedir. İlahi vahye ev sahipliği yapmış olan bu şehir artık güvende idi emin ellerde idi. Sırası ile Hz Ömer, Emeviler, Abbasiler şehri belli bir dönem idare ettiler Abbasiler döneminde bazı kargaşalar cereyan edip bir dönem kargaşalarla geçtikten sonra 1071 yılında şehrin hakimiyeti Selçukluların eline geçti. Daha sonra şehir bir dönem 88 yıl Bizanslıların işgali altında kaldı.

        Haçlıların elinde olan peygamberler şehrinde aklın mantığın almadığı zulüm ve işkenceler yapılmış akan Müslüman kanı diz boyunu aşmış sokaklar gövdesinden ayrılmış Müslüman kol ve bacaklarından gezmekte zorlanılacak duruma gelmişti.

         Bu kutsal şehir mahzundu, Gözü yaşlı idi ve Selehaddin’ini bekliyordu. Bugün olduğu gibi o günde İslam alemi bölük pörçük idi. Bu keş me keş ve kargaşa içerisinde bütün Müslümanların ümit bağladığı ilmi ile amil dürüst ve takvalığı ile Müslümanlara örnek olmuş selehaddin-i eyyübi boş durmuyor gözü yaşlı kudüsü yeniden feth etmenin planlarını yapıyordu. 18 yaşında genç lider yapılan zulmü izliyor acısını içinde büyütüyor hayalinde kaleler inşa edip kaleler yıkıyor, Hz Ömer’in emanetini, ilk kıblemizi ve Hz peygamberin Miraca yükseldiği yerin haçlı postalları ile çiğnenmesini içine sindiremiyor gözü yaşlı kudüs’u haçlılardan kurtarıp yeniden barışa huzura ve refaha kavuşturacağı günü sabırla bekliyordu.

      Nihayet genç yaşında vezir olan selehaddin gençliğini zamanını bütün enerjisini Müslümanların birlik ve beraberliğine sonuç olarak da kudus fetih hazırlıklarına harcıyordu. Bu aşk heyecan ve çalışmalar meyvesini verdi şartlar oluştu beklenen gün geldi. 1187 yılında Müslümanlara kan kusturan haçlıların karşısına dikildi aynen Hz Ömer’in yaptığı gibi ‘’Benim kudüs’e saygım sonsuzdur, burada kan akıtmak istemiyorum sizlere zulmetmek canınıza kasdetmek istemiyorum, mallarınızı ve topraklarınızı bir şekilde telafi edilecektir gelin teslim olun diye fermen buyurdu. Bu talebi ilk aşamada kabul görmese de haçlılar islam ordusunun kararlılığını sezdiklerinde şehrin anahtarlarını büyük komutana gelip teslim ettiler.

         Selehaddin eyyubinin kudüs’e girdiği gün yani fetih günü aynı zamanda ASV efendimizin miraç yıldönümü idi. Kudüs artık hür idi, barış ve refah tesis edilmiş, yıllarca Müslümanlara kan kusturan haçlılar dahi İslam’ın hoşgörüsünden ve adaletinden nasibini almış 800 yıl devam edecek Huzur, Barış ve kardeşlik yılları başlamışdı. Kudüs artık hürdü, göz yaşları akmıyordu o toprakların gerçek sahipleri iktidarı ele almış ve islam medeniyeti yeniden tesis edilmişti.

         Aldıkları ağır yenilgiyi hazmedemeyen haçlı zihniyet yeniden toparlanarak kudüs’ü almak için planlar kurdu İslam ordusundan daha kalabalık bir ordu ile tekrar Peygamberler yurdunu ele geçirmek istediler. İslam askerleri sayıca daha fazla olan haçlılara karşı tereddüt yaşadılar ancak büyük komutan Selehaddini Eyyubi askerlerine seslenerek ölümden neden korktuklarını eğer ölümden korkuyorsak neden evlerimizde çoluk çocuğumuzun yanında zevkü sefa içerisinde olmadığımızı sordu. Bizim vazifemiz düşmanın azlığını veya çokluğunu tartışmak değil onların karşısına dikilmektir diyerek İslam ordusunu yeniden silkeledi cihat şuuru ile donattı ve haçlıların karşısına dikildiler. Ordudaki iman Aşk ve heyecan haçlıların bu işi yine başaramayacağız endişesine kapılarak geri çekilmelerine neden oldu.

              Ancak haçlı zihniyet boş durmadı bu toprakları el geçirmek için hep hayaller kurdular planlar yaptılar. Ecdadımız o topraklara sahip çıktı aynı huzuru ve barışı tesis etti. Cennet mekan Abdulhamid han ın varlığında emellerine ulaşamayacaklarını anlayan haçlılar ona karşı birleştiler alçakça plan ve tuzaklarla Abdulhamid hanı tahttan indirdikten sonra 1917 de yeniden kudüs’e girdiler. Amaç bu topraklarda Yahudilere bir devlet kurmaktı. 1948 de İnsanlıktan nasibini almamış terör devleti İsrail kuruldu. Zulümle kanla göz yaşı ile kadın erkek çoluk çocuk katledilerek Filistin’in    tamamına sahip olmaya çalıştılar büyük Ortadoğu Projesi adı altında hedefleri Büyük İsraili kurmakdı. Bütün katliamlar Büyük İsrail için yapılıyor ve İslam alemi bu katliamları sadece seyrediyor. Görünen o ki bir Selahaddin çıkanakadar da seyretmeye devam edecek. Bizde bir söz var Eceli gelen köpek Caminin duvarına bevleder. Bunlar bunu yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar. 9 Aralık 1917 Sultan Abdulhamitten sonra İngilizlerin kudüsü işgal ettiği tarihtir. Bu tarihten  den 100 yıl sonra aynı tarihte çıkıp kudüsü israilin başkenti ilan etmeleri bunun göstergesidir.

                Bütün İslam aleminin birlik ve beraberlik içerisinde haçlı zihniyetine karşı durarak bugün kudüs^ü yarında diğer İslam topraklarını kana bulamalarına fırsat vermemeleri temennisi ile bu çırpınışlarının son çırpınışı olmasını ve kendi tuzaklarında boğulmalarını cenabı Allahtan diliyorum.

SELAM VE DUA İLE

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları ivedilikle
Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları ivedilikle
Çayeli'nde kestiği ağacın altında kalan kişi öldü
Çayeli'nde kestiği ağacın altında kalan kişi öldü