MUKADDES YÜKE HAMAL; GENÇ
Ramazan TOPCAN

MUKADDES YÜKE HAMAL; GENÇ

İnsan hayatının ergenlik ile orta yaş arasındaki dönemine; “gençlik” dönemi denir. Gençlik, hayatımızın en güzel ve en verimli zaman dilimidir. Gençlik, Yüce Allah’ın biz kullarına bahşettiği en büyük nimetlerden ve ömrümüzün en önemli zaman dilimlerinden birisidir. Zira gençlik; çalışkanlık, zindelik, dinçlik, cesaret, metanet, heyecan, kuvvet ve enerji kaynağıdır. Geleceğin temelleri bu yıllarda atılır. Gençlik dönemi, çalışma zamanıdır. Sermaye biriktirme zamanıdır. Gençlik yıllarını verimli kullananlar, iyi bir şekilde değerlendirenler başarı ve mutluluğu yakalamış olacaktır.
Gençlik, bir milletin geleceğidir. Gençlik, bir kuvvettir. Gençlik, bir güçtür. Gençlik, bir nimettir. Gençlik, bir zenginliktir. Geleceğini düşünen, istiklal ve istikbal sahibi milletler, yatırımlarını gençliğin maddî ve manevî eğitim ve öğretimlerine yapmak zorundadırlar. Gençliğin başarısı için hiçbir fedakârlıktan geri durmazlar, duramazlar.
İyi bir gençliğe sahip olabilmek için gençliğin maddesi kadar manevî yönünü de çok önemlidir ve asla ihmal edilmemelidir. Zira maneviyat yoksunu gençliğin, insanlığın refah ve barışına yapacağı herhangi bir katkı söz konusu olamaz. Maneviyat yoksunu, dünyayı zevk ve eğlenceden ibaret sayanlar, yedikleri önlerinde yemedikleri arkasında olanlar, kendi mutlulukları için dünyayı bile yakabilecek olanlar hem kendilerini hem de milletin geleceğini öldürüp yok ederler.
Nasıl bir gençlik? Bir kere hemen burada ifade etmeliyim ki elde ve avuçta olan gençlik, bir nimettir. Maazallah, elden çıkmış, büyük tanımayan, küçük nedir bilmeyen bir gençlik, nerede ne zaman patlayacağı belli olmayan bir bomba gibidir.
Evet, önce iman sahibi bir genç. Allah ve Resulüne tam bir imanla bağlı mü’min bir genç. 
Sonra Allah’ın kelamı Kur’an-ı Kerimi güzel bir şekilde öğrenip onunla amel eden, istikamet üzere yaşayan bir genç.
Yapıp ettiklerinin hatta yapması lazım geldiği halde yapmadıklarının da hesabını bir gün mutlaka Allah’a vereceğine inanan bir genç.
Böyle bir inanca sahip olan genç, kendisini yaratan, sayısız nimetler veren Rabbini sever ve sadece O’na kulluk eder. İbadetlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmeye çalışır.
Böyle bir inanca sahip olan genç, son Peygamber; Hazreti Muhammed (s.a.v) Efendimizi kendisine örnek alır. Dünyaya O’nun baktığı gibi bakar. Sade, temiz, nezih, disiplinli ve güzel bir hayat tarzını benimser. Haramlardan ve haramzadelerden uzak bir hayat yaşar. Sigara başta olmak üzere bütün kötülüklerin anası olan içkiden, kumardan, zinadan düşmandan kaçar gibi uzak durur. İftiradan, gıybetten, dedikodudan, hasetten, riyadan asla hoşlanmaz. Boş şeylerin peşinde olmaz. Zamanı en büyük sermaye kabul eder. Zamanını boş şeylerle öldürmez. Çalışkandır. Helal kazanır, helal yerlere harcar. Sevgi doludur. Ana babasına hizmeti ibadet kabul eder. Vatanı, milleti, bayrağı kendisine emanet bilir. Yakınları kadar sokağın yetim ve öksüzlerini korur ve kollar. Geçim ehlidir. Kalbinde kin ve nefrete yer bırakmaz. Mü’minleri kardeş olarak görür. Asla zulüm ve haksızlık yapmaz. Millî ve manevî değerlerine önem verir. Dinini, imanını, ahlakını korumak için büyük bir gayret sarf eder. Güzel ahlak sahibidir. İlmin ve âlimin dostu, cehalet ve cahilin ise düşmanıdır. Kendi işi ile meşguldür, başkalarının ayıp ve kusurları ile uğraşarak ömrünü boşa harcamaz. Haset etmez. Yapılan her iyi ve güzel işi takdir eder. Namusunu çiğnetmez. 
Ustad M. Akif’in dizelerinde övgüye mazhar genç.
Asım’ın nesli diyordum ya nesilmiş gerçek,
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.
Allah ile kulun arasına perde olan her şeyden uzak durur. Günahlardan sakınır. 
İyi bir genç, arzu ve isteklerinin esiri olmaz, olamaz.
Resulullah (s.a.v.) Efendimiz, Tecrid-i Sarih’te yer alan bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur:“Senin Rabbin nefsine ve hevasına uymayan genci çok beğenir ve sever.” 
Hz. Abdullah İbni Abbas (r.a.) Hazretlerine sormuşlar:“İki kişi var; biri çok namaz kılar, oruç tutar; fakat bazı yasakları da çiğner. Diğeri yalnız farz namaz ve farz oruç ile yetinir. Fakat ma’siyetten sakınır. Bunların hangisini tercih edersiniz?” 
O da: “Günahlardan sakınmaya hiçbir şeyi denk tutmam” cevabını vermiş.
Allah Resulü (s.a.v) Efendimizin:“Allah Teâlâ onları hiçbir gölgenin bulunmadığı mahşer gününde arşın gölgesinde gölgelendirir’’ dediği, ideal gençler bunlar olsa gerek. 
Milletlerin güçlü ve iktidar sahibi olmalarında gençlik kadar şu sayacaklarım da çok önemlidir:
İlim, Bilgi, Teknik ve Ahlak.
Ahlaksız ilim, bilgi ve teknik milletin başına beladır. Hayır getirmez. Bu gün dünya üzerinde cereyan edenler hep bu ahlaksız bilginin, ahlaksız tekniğinin sonucudur. İlim, bilgi ve teknik, gücünü güzel ahlaktan almalıdır. Bu yapılmazsa sadece gençlik değil dünyamız yanlış ve sapık mecralara sürüklenir.

Netice olarak söylemek isterim ki milletlerin varlığını devam ettirebilmesi, istiklal ve istikbal sahibi olmaları, kalkınmaları; inançlı, millî ve manevî değerlere bağlı, karakter ve kişilik sahibi, çalışkan, dürüst ve ahlaklı nesilleri yetiştirmekle mümkün olacaktır.
Selam ve dualarla…
Ramazan TOPCAN
Balıkesir İl Müftü Yardımcısı

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
 Başarılı sağlık personelleri ödüllendirildi
Başarılı sağlık personelleri ödüllendirildi
MEYDAN PROJESİ BU YIL TAMAMLANIYOR
MEYDAN PROJESİ BU YIL TAMAMLANIYOR