BU KEZ, SÖZÜMÜZ GENÇLERE
Ramazan TOPCAN

BU KEZ, SÖZÜMÜZ GENÇLERE

Dünya hayatını, elmayı ikiye böldüğümüz gibi ikiye böleceğiz. Ahiret ve helâl olan dünyalık işler.
Allah [Azze ve Celle], zor bir şeyi emretmedi bize. Biz, malayani şeylerde harcadığımız vakitleri düşünürsek vaktin yeterli olduğunu görürüz. Malayani demek; yaptığın şey ne dünyaya yarıyor ne ahirete yarıyor demektir.
Zaman, en önemli hazinemizdir. Telafisi imkânsızdır. Elin adamının semayı parselleyip satışa çıkardığı bir dönemde oturamayız. Televizyon karşısında saatlerimizi geçirecek kadar ucuz zaman sahibi değiliz. Dünyanın koştuğu yerde en azından yürüyenlerden olmalıyız.
Aman gençler! Bu hayat bir daha ele geçmeyecektir.
Kabir var. Bu gece kabirde ilk gecesi olanlar var. Bizimde bir ilk gecemiz olacak. Aman namaza dikkat edelim.
Zağnos Paşa Camiinin, Şeyh Lütfullah Camiinin önlerine gidip bakalım. Orada mezarlar var. İlk gecesi iyi olanların ondan sonraki geceleri hep iyi olacaktır. İlk gecesi zor olanların ondan sonraki geceleri devamlı zor olacaktır. Burada uyandığımız gibi orada da uyanacağız.
Peygamber [s.a.v.] Efendimize; "akıllı kimdir?" diye sordular. O peygamber ki Necm suresi 4. ayet-i kerimede; "O, hevasından konuşmaz. O konuştuğu ancak ona bildirilmiş bir vahiydir." Buyrulmuştur. "Ölüm ve ötesini düşünüp hazırlık yapan insandır." Buyurdular.
Şakası yok bu işin.
Onun için Gençler! Ne yapın yapın beş vakit namaza dikkat edin, edelim. 
Büyükler buyurdular ki; namaz var, her şey var. Namaz yok, hiçbir şey yok.
Namaz, bizim öz malımızdır. Onu, zayi etmeyelim. Namaza yakın olan, Allah’a ve Peygambere yakın olandır. Namaza uzak olan, Allah’a ve Peygambere de uzaktır. 
Dünya bitmeyecek gibi görünür ama bir gün bitecektir. Akıllı olup ölüm ve ötesine hazırlık yapmaya mesai ayıralım. Yarınlar çok geç olabilir. Burada dosta ihtiyaç duyduğumuz gibi oralarda da dosta ihtiyacımız var.
Namaz, kumbaraya attığın para gibidir. Ahiret kumbarasını mutlaka kendi malımızla dolduralım. 
Arkadaşlarımızı Müslümanlardan seçelim. Kişi, arkadaşının dini üzerinedir. Bunun için büyüklerimize kulak verelim. Ne de güzel buyurmuşlar; ”Söyle arkadaşını söyleyeyim kim olduğunuzu” 
Evet, sizin temiz, saf olmanız yetmez arkadaşlarınızın da en az sizin kadar temiz olması gerekir. Maddî bakımdan böyledir, manevî bakımdan da böyledir. Siz, evinizin önünü süpürmeniz yetmez, komşu da evinin önünü süpürmelidir. Yoksa esen rüzgâr, komşunun evinin önünde bulunan çar çöpü sizin evin önüne getirir. 
Maddi hastalık sahibi kişilerden nasıl korunup kaçıyorsak manevî hastalık sahibi kişilerden de uzak durmalıyız. Bundan bir şey olmaz, bir defadan bir şey çıkmaz diyerek sakın ola ki kötülüklere dalmayasınız. Küçük olmadan büyük olmaz. Küçüğü bulamayan büyük olanı bulamaz. Yolda bundan bir şey olmaz dediğiniz küçük bir tuğla parçasını düşünün. Ne kaybeden mal kaybettim diye peşine düşer ne de bulan adam buldum diye seviniz. Ancak unutmayın şu an karşınızda olanca ihtişamıyla duran o koca yapılar, hep bundan bir olmaz dediğimiz bir tuğla parçasının alt alta üst üste konmasından meydana gelmiştir. Demek küçükler nasıl da büyük şeylere dönüşebiliyormuş. 
Bu gün sokaklarda sarhoş hatta ayyaş olanlar; bundan bir şey olmaz, bir defadan bir şey çıkmaz, bir kerelik olsun kırma bizi gibi aldatma sözlerden dolayı bu hallere düşmüşlerdir. Unutmayın! namazsızlık, bir manevî hastalıktır. Ana babalara asi olmak, Onlara başkaldırmak manevî hastalıktır. Başkasının malına el uzatmak manevî bir hastalıktır. Söz taşımak, küs kalmak, yalan söylemek hepsi birer manevî hastalıktır. Maddî hastalıklarımız için tedaviye nasıl koşuyorsak manevî dediğimiz hastalıklarımız için de tedavi yollarını aramalıyız. Bu güne kadar yaptığımız hatalardan tevbe edelim. İnsanlara karşı ciddi ve dürüst olmalıyız. Zira insanlara karşı ciddi olmayanlar, dürüst olamayanlar Allah’a [Azze ve Celle] karşı da ciddi ve dürüst olamazlar.
Allah’ım bizi doğru yoldan gidenlerden ve doğru arkadaş seçenlerden eylesin.
Allah’a giden yolda yardımlaşalım. Yanlışlarımız karşısında birbirlerimizi uyaralım. Mevla’mız öyle buyuruyor. "İyilik ve Takvada yarışın. Düşmanlıkta ve günahta değil."
Gençler! Fırsat elimizde. Can üzerimizde aman... aman... aman...
Ustad Necip Fazıl, ne güzel demiş;
"Anladım işi, sanat Allah’ı aramakmış. 
Marifet bu, gerisi çelik çomakmış."
Bu işi gerçek bilenlerden öğrenelim. Evvela Kur'an-ı Kerim’i öğrenelim. Bu, öyle bir kitaptır ki okunması sevap, dinlenmesi sevap hatta açıp çehresine bakmak dahi ayrı sevap olan bir kitaptır. O, ölülere okunmak için indirilen bir kitap değildir. O, ölü kitabı değildir. Biz, millet olarak ne zaman Kur’an’a hizmet ettik o zaman insanlığın efendileri olduk. Ancak ne zaman da Kur’an’a efelendik, O’na efelik yaptık, O’na efendi olduk o zaman da insanlığın hizmetçisi olduk. Bizi yücelten değer, Kur’an’dır. Bizim evin, bizim sokağın ayarı, Kur’an’a yabancı kaldığımız an bozulmuştur. 
Allah'a giden yolda dostları ile birlikte yürüyebilme duası ile…..

Ramazan TOPCAN
Balıkesir İl Müftü Yardımcısı

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
RİZE’DE BÜYÜK DEĞİŞİM
RİZE’DE BÜYÜK DEĞİŞİM
STK’LARDAN BAŞKAN ALİM’E TEBRİK ZİYARET
STK’LARDAN BAŞKAN ALİM’E TEBRİK ZİYARET