İsra ve Miraç
Ali KALENDER

İsra ve Miraç

  Yüce Rabbimiz yaratmış olduğu biz kullara rahmetinin bolca tecelli ettiği bağışlanmak için tövbede bulunanların tövbelerinin kabul edildiği dua edenlerin dualarına icabet edildiği geceler yaratmış.İşte bu gecelerden birine daha. yani bir kandil gecesine Miraç Kandiline kavuşmuş bulunmaktayız. Bu sebeple bizi bu güne eriştiren Allah-u Tealaya hamd Habibi Hz Muhammed Mustafa SAV efendimize Selat ve selam ediyoruz.

   Miraç kandili Recep ayının 27. gecesidir. Hicretten bir buçuk yıl kadar önce Hz Peygamberin peygamberliğinin 12. yılında vuku bulmuştur. Hz. Peygamber bir gece Kâbe’nin çevresinde uyku ile uyanıklılık arası bir durumda iken Cebrili emin gelmiş onu Burak adlı, bir binite bindirerek, önce Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya götürmüş, oradan da göklere yükseltmiş “Sidretü’l-Müntehâ” denilen en üst makama ulaştırmıştır. Hz. Peygamber bu makamı da geçerek Cenabı Hakk’ın huzuruna varmıştır.

          Bu gece Sevgili Peygamberimiz şahsında “Miraç Mucizesi” olarak gerçekleşen, İsra ve Mirac olarak iki bölümden oluşan olayın ortak adıdır.  İsra, gece yürüyüşünün  adı yani Peygamber Efendimizin bir gece Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksaya gidişi, Miraç ise yükselme yakınlaşma anlamında Efendimizin Mescid-i Aksa’dan semaya yükselişinin adıdır.

           İsra hadisesi Kur’ani kerimde İsre süresinde bizlere aktarılırken miraç hadisesine Kur’ani kerimde yer verilmemiş tir. Bu demek değildir ki İsra hadisesi gerçektir yaşanmış miraç hadisesi kuranda olmadığı için böyle bir olay yok anlamına gelmez. Zira Sevgili peygamberimiz Hz Muhammed Mustafa SAV Hadisleri ile miraç hadisesini biz ümmetine aktarmışdır.

        İsra kur’ani kerimde İsra süresinde Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir ayeti ile aktarılırken miraç hadisesini ise yüce Peygamberimiz   Bir kerresinde ben Beyt'in yanında uyurla uya­nık arası bir hâlde bulunuyordum"Derken bana içine hikmet ve imân doldurulmuş altından bir tas getirildi. Göğüs­ten karnın alt tarafına kadar yarıldı. Sonra karın Zemzem suyu ile yıkandı. Sonra hikmet ve îmân ile dolduruldu. Ve bana katırdan kü­çük, eşekten büyük beyaz bir hayvan getirildi ki, o Burak'tır. Aka­binde ben Cibril'in beraberinde gittim. Nihayet alt semâya vardık.

— Kim o? denildi.—  Cibril'dir, dedi.—  Yanındaki kimdir? denildi. Cibril tarafından:— Muhammed'dir, diye cevap verildi.— Ona buraya gelsin diye (da'vet) gönderildi mi? diye soruldu. Cibril:— Evet, dedi.

— Merhaba gelen Zât'a Bu gelen kişinin gelişi ne güzeldir! de­nildi. Hadis-i Şerifin devamında Efendimiz Rabbimiz tarafından gönderilmiş olan Peygamberlerle buluştuğunu dile getirmiş, namazın farz kılınışını bizlere aktarmıştır

Şöyle ki Birinci kat semada Adem’i gördüm  Adem bana hoş sefa geldin dedi ve bana hayırla dua etti. Sonra ikinci kat semaya çıktık Cebrail kapının açılmasını istedi orada teyze çocukları olan yahya ve İsayı gördüm her ikiside bana hoş sefa geldin deyip hayırla dua etti. Sonra üçüncü katsemada Yüsüf AS Dördüncü kat semada İdris AS Beşinci kat semada Harun AS Altıncı kat semada Musa AS Yedinci kat semada İbrahim AS gördüğünü ve selamladığını onların hayır dualarını aldığını yedinci kat semadan sonra sidret’ul müntehaya götürüldüğünü yapraklarının fillerin kulaklarını andırdığı meyvelerinin büyük testiler gibi olduklarını gördüğünü ifade edn peygamberimiz devamla Allah bana vahyettiklerini vahyetti ve bir grcede  elli vakit Namaz farz kıldı.Bende indim nihayet musanın yanına vardığımda Rabbım ümmetine neyi farz kıldı diye sordu ben birgün birgecede elli vakit namaz deyince Rabbıne don bünları hafifletmesiniondan dile çünki senin ümmetin bunları kaldıramaz ben senden önze İsrail oğullarını denedim ordan tecrübe edindim dedi.

   Allah resulü buyurdu ki: Bunun üzerine Rabbimin yanına döndüm Rabbim ümmetimin yükünü hafiflet dedim oda üzerimden beş vakit yükümlülüğünü indirdi. Sonra tekrar musa nın yanına döndüm ne yaptın dedi ben üzerimden beş vakit indirdi dedim.O:ümmetin bununda altından kalkamaz Rabbine dön ve ümmetini yükünü hafifletmesini dile dedi   

        Rabbimle musa arasında gidip geldim nihayet beş vakite kadar indik. Rabbim şöyle buyurdu Ey muhammed onlar birgün bir gecede elli vakittir asılları değişmemiştir her bir vakit namaz karşılığında elli vakit kılmış gibi mükafatları olacaktır buyurdu.Yine indim musanın yanına vardımda ona durumu haber verdim trkrar Rabbime dönmemi ve ümmetimin bunuda kaldıramayacağını söylememi istedi ben musaya defalarca gidip geldim artık utanıyorum daha gidemem dedim buyurmuşdur.

         Peygamberimiz miraçtan üç hediye ile dönmüştür.Bunlardan birincisi bu ümmetten Allah’a şirk koşmayanların cennete gireceği müjdesi ikincisi Bakara süresinin son iki ayeti ve günde kıldığımız beş vakit namaz.

   Miraç hadisi ile ilgili bütün islam toplumu Müslümanlar icma etmişler ancak bazı zındıklar ve inkarcılar bu hadise itiraz etmişlrdir.Halbuki Allah kafirler istesede istemesede Nurunu tamamlayacaktır.

                 Bize düşen ASV efendimizin bize getirdiklerine onun sünnetine ve miraçdan bize getirdiği Namaza sımsıkı sarılarak miracımızı gerçekleştirmektir.

Fazlaca detaya girmeden selam ve dua ile

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Doğuştan işitme engelli küçük Mine artık duyabilecek
Doğuştan işitme engelli küçük Mine artık duyabilecek
VEFATININ 2. YILDÖNÜMÜNDE KABRİ BAŞINDA ANILDI…
VEFATININ 2. YILDÖNÜMÜNDE KABRİ BAŞINDA ANILDI…