TAHİYYAT (TEŞEHHÜD, KA’DE-İ ÛLÂ, KA’DE-İ ÂHİRE)-1

TAHİYYAT (TEŞEHHÜD, KA’DE-İ ÛLÂ, KA’DE-İ ÂHİRE)-1

Kade; namazın rükünlerindendir. “Oturmak, oturuş” manasına gelir. “Namazların ikinci ve son rek’atlarında belli bir süre oturmak” demektir. Üç ve dört rek’atlı namazların ikinci rek’atında yapılan oturuşa “ka’de-i ûlâ, son rek’atında yapılan oturuşa da “ka’de-i âhire” denir. İki rek’tlık namazların sonunda yapılan oturuş da “ka’de-i âhire”dir.
KAYNAK:1-T.D.V. İslâm Ansiklopedisi: 24/55.
 
Teşehhüd; namaz kılarken ka’dede “Tahiyyat duasını” okumak anlamındadır.
 
Şehâdet getirmek, tahiyyata oturmak, şâhidlik etmek anlamına gelir.
 
Namaz kılarken ka’dede “Kelime-i Şehâdeti” içeren “Tahiyyat duasını” okumayı ifade eder.
 
Sahabe ve Tabiin dönemlerinde “Tahiyyetü’s-Salat”, “Hutbetü’s-Salat” adlarıyla anılan tahiyyat daha sonraki dönemlerde bu metnin sonundaki “Kelime-i Şehadetten” dolayı “Teşehhüd” ismi verilmiştir. Peygamberimiz (s.a.v.) Teşehhüdü namazlarda okumuş ve ashabına öğretmiştir.
 
Tahiyyat duasının anlamı: “Bütün ta’zimler, övgüler, mülkler, kavlî, bedenî ve malî ibadetler Allah’adır. Ey peygamber! Sana selam olsun. Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerine olsun. Selam; bize ve Allah’ın sâlih kullarına olsun. Kesin olarak bilir ve beyan ederim ki, Allah’tan başka tanrı yoktur ve şehadet ederim ki (Hz.) Muhammed Allah’ın kulu ve elçisidir”. 
KAYNAK:1-T.D.V. İslam Ansiklopedisi: 40/563.
 
Namaz kılan kişi ikinci secdeden başını kaldırınca Allah’ın emri gereği her çeşit ibadeti yerine getirmeye yönelir, namazını tamamlamaya gayret eder.
 
Namazı tamamlayan dizleri üzerine oturur, artık dünya ihtiyaçlarını sağlamak, diğer farz ve vacibleri yerine getirmek maksadıyla eski hâline dönmek ister. Allah’ın divanından çıkarken “izin istemek” olan bir saygı ile yeri ve gökleri yaratan Rabbine selam, salat ve güzel dualar sunmaya başlar. Bu yüce huzura girip o huzurda durma şerefini kazanmasına rehber olan Peygamberini hatırlayıp, ona tebrik ve selam göndermeye başlar. “Esselamü aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetüllahi ve berekâtüh” (Ey Peygamber! Selam, Allah’ın rahmeti ve bereketi sana olsun) der.
 
Mü’min; kendisini ve ibadette bulunan kardeşlerinin ibadetlerini Rabbinin korumasını sağlamak için “Esselamü aleyna” (Bize selam olsun) der. Sonra da “Ve ala ibadillahissalihin” (Allah’ın Salih kullarına da) der. Sonra “Eşhedü”yü okur. Hz. İbrâhîm’e ve Peygamberimize salavat okur. Yalnı yüzünü çevirerek huzurdan ayrılır ama şöyle demiş gibi olur: “ Zaruret olmasaydı bu huzurdan ayrılmazdım”. Sonra da meleklere; “Esselamü aleyküm ve rahmetüllah” (Selam ve Allah’ın rahmeti size olsun) der ve huzurdan sadece maddeten ayrıldığını ifade eder.
KAYNAK:1-“Bütün kâinat namaz kılıyor, Namazın Mu’cizeleri” Rauf PEHLİVAN, Motif Yayınları:115-118.

(Devam edecek)
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Doğuştan işitme engelli küçük Mine artık duyabilecek
Doğuştan işitme engelli küçük Mine artık duyabilecek
VEFATININ 2. YILDÖNÜMÜNDE KABRİ BAŞINDA ANILDI…
VEFATININ 2. YILDÖNÜMÜNDE KABRİ BAŞINDA ANILDI…