Advert

Advert
Advert

Advert
RAHMET-İ İLAHİYENİN HABERCİSİ; REGAİB KANDİLİ
Ramazan TOPCAN

RAHMET-İ İLAHİYENİN HABERCİSİ; REGAİB KANDİLİ

Önümüzdeki 30 Mart Perşembe’yi 31 Mart Cuma’ya bağlayan gece, milletçe Regaib Kandilini idrak edeceğiz inşaallah. Bir kere daha Yüce Rabbimize hamd, âlemlerin Efendisine selat ve selam ediyoruz.
Kandil geceleri, günlük hayatımızda karayolları üzerinde bulunan trafik ikaz levhalarına benzer. Nasıl ki trafik ikaz levhaları yol bilmeyenlere veya yolunu şaşırmışlara yol ve yön gösteriyorsa belirli gün ve geceler de manevî yolunu kaybetmiş olan Mü’minlere yol gösteren birer ikaz levhaları gibidir. Adeta bu belirli gün ve geceler vasıtası ile Yüce Rabbimiz bizlere; ”ey insanlar! Gittiğiniz yol, yol değildir, kendinize gelin, aklınızı başınıza alın.” çağrısını yapıyor.
Kandiller zincirinin ilk halkası Regaib Kandilidir. Arapça bir kelime olan “Regaib” kelimesi; herhangi bir şeyi istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir. 
Zaman bir servettir. Zamanın her anı değerlidir. Boşa harcanan zamanın telafisi asla mümkün değildir. Bu nedenle insan ömrünün her anı çok değerlidir. Ancak bazı zamanlar vardır ki onların kıymeti diğer zamanlardan daha fazladır. Regaib gecesinin içinde bulunduğu Receb-i Şerif ayı da bunlardan biridir.
Halk arasında Regaib gecesi olarak isimlendirilen bu gece; rahmeti, bereketi ve mağfireti bol olan manevî bir mevsime girişimizin habercisidir. Milletimizin “kandil” olarak adlandırdığı bu geceler, gönül evlerimizi aydınlatan ışıklardır.
Bu gece, Allah Teâlâ’nın kullarına bağışta bulunduğu, az ibadetlerine karşılık çok sevap verdiği bir rağbet gecesidir.
Bu gece, yalvarış ve yakarışların Yüce Mevla’ya sunulduğu ve O’nun sonsuz rahmetinden af istenildiği umut, huzur ve müjde gecesidir.
Bu gece, bağışlanmanın çok olduğu, sevap ve mükâfatın bol bol verildiği feyiz ve bereket gecesidir.
Allah'ın sonsuz rahmet ve mağfiretinin tecelli ettiği bu gecede, insanlık en üstün şerefe nail olacak, huzur ve mutluluğun manevî hazzını tadacaktır. 
Allah Teâlâ’nın kullarına lütfünün çokluğu, kereminin bolluğu ve pek çok günahkârı bağışlaması sebebiyle bu geceye “Regaib Gecesi” adı verilmiştir.
Sevgili Peygamberimiz [s.a.v.] Regaib Gecesinin içinde bulunduğu Receb-i Şerif ayında çok dua eder, namaz kılar, oruç tutar ayrıca sadaka vermeye de özen gösterirdi.
Yeri gelmişken ifade edeyim ki Osmanlı padişahı II. Selim döneminde camiler aydınlatılıp minarelerde kandiller yakılarak kutlandığından bu gecelere kandil geceleri adı verilmiştir.
Regaip Kandili bilhassa 18. asırda, tekke ve zaviyelerde gösterişli törenlerle kutlanmış, tasavvuf ehli olan şairlerce bu gece için "regaibiye" denilen şiirler yazılmıştır.
Regaib’in diğer kandillerden farklı oluşu hem Receb-i Şerif ayında bulunması hem de Cuma gecesi oluşudur. Ayrıca Receb-i Şerif ayının hususiyetlerinden birisi de Regaib ve Miraç Kandillerinin bu ayda bulunmasıdır.
Receb-i Şerif ayı, gerek Hazret-i Peygamber (s.a.v.) Efendimizden önceki cahiliye devrinde, gerekse asr-ı saadette ve gerekse ondan sonraki asırlarda hep kutsal kabul edilmiştir. Cahiliye devrinde bu ay girer girmez savaşlar sona erdirilir, kılıçlar ve oklar kınlarına sokulur ve böylece yıllara sâri düşmanlıklar üzerine geçici de olsa bir barış örtüsü çekilirdi. Kavgalı, gürültülü çöllerde tatlı bir huzur ve sükûn ortamı hâkim olurdu. Her taraf emniyet ve selamet yurdu olurdu. O kadar ki bir kimse babasının, oğlunun veya kardeşinin katili ile karşılaşsa dahi, başını kaldırıp yüzüne dahi bakmazdı. Bu mübarek ayda kimse hasmından intikam almayı aklına bile getirmezdi.
İslam dini gelince Receb-i Şerif ayına olan hürmet ve tazim ilahî takdir ve hikmet gereği Regaib ve Miraç gibi kandil geceleri ile de şereflendirilerek kutsiyeti muhafaza edilmiş ve devam ettirilmiştir. 
Receb-i Şerif ayı, Kur’anda haram aylar diye anılan dört aydan bir tanesidir. Regaib Gecesinin böyle bir ayın içinde yer alması, aynı zamanda bu gecenin önemini de ifade etmektedir. Konuya ilişkin Tevbe suresi, 36.ayet-i kerimede Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:”Allah katında ayların sayısı on ikidir bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.”
Hazret-i Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, bir hadis-i şeriflerinde, ayet-i kerimede işaret buyrulan haram ayların, Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları olduğunu vurgulamaktadır.
Hazreti Peygamber [s.a.v.] Efendimizin yaptığı şu dua, üç aylara verdiği önemi belirtmektedir: "Allah’ım! Recep ve Şaban aylarını bize mübarek eyle ve bizi Ramazan'a kavuştur."
Peygamber [s.a.v.] Efendimizin Ramazan-i Şerif ayından sonra en çok oruç tuttuğu ay, Receb-i Şerif ve Şaban-i Şerif aylarıdır. Bu aylarda oruç tutmanın kişiye kazandıracağı sevaplar çoktur. 
İslam âlimlerinin bildirdiğine göre, Receb-i Şerif ayı, ekim ve ziraat ayıdır. Şaban-i Şerif ayı bakım ve sulama ayıdır. Ramazan-i Şerif ayı ise hasat yani mahsulün alındığı aydır. Diğer bir ifade ile Receb-i Şerif ayı, bizi Ramazan-i Şerif ayına hazırlayan rahmet mevsiminin ilk ayı, Regaip de ilk kandili olmuş oluyor.
Bu mübarek günler ve geceler, kendimizi denetleme ve değerlendirme bakımından son derece önemlidir. Bir kere daha geçmişimizin muhasebesini yapıp geleceğe hazırlıklı olmanın tedbirlerini almalı ve geleceğimiz hakkında düşünmeliyiz.
Bu gece, ruh dünyamızı karartan, bizi hak yoldan, Allah’tan, Peygamberden uzaklaştıran kötü duygu ve düşüncelerimizi kalplerimizden atalım. Allah ve Resulünü bize unutturan şeyleri bir tarafa bırakalım. İbadetin zevkinden bizi mahrum eden nefsin fena isteklerini boykot edelim. Gönül sarayımızı bulandıran haset, kin, düşmanlık, haksızlık ve zulüm karanlıklarından sakınalım. Allah için aramızdan dargınlıkları ve küskünlükleri kaldıralım. Birbirimize sevgi, hoşgörü ve iyiliklerle yaklaşalım. Devletimizin bekası, milletimizin birlik ve beraberliği, vatanımızın her türlü tehlike ve afetlerden koruması, bütün insanlığın huzur ve mutluluğu için dualar edelim. Şehitlerimizi ve geçmişlerimizi rahmetle analım. Camilere koşup Allah’ın rahmetinden istifade etmeye bakalım. 
Yüce Rabbimizin Haşr suresi 18. ayet-i kerimede; "Ey inananlar! (Allah'ın yasakladığı her şeyden Allah adına uzak durun ve) Allah'tan sakının. Herkes yarın için (kıyamet günü için) neler hazırladığına baksın. Allah'ın emirlerini yerine getirmemek ve yasaklarına uymamak suretiyle Allah'tan çekinin. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan (en ince noktasına kadar) haberdardır." İlahî buyruğuna dikkat kesilelim.
Bu mübarek gün ve geceleri manevî arınmamız açısından bir fırsat mevsimine dönüştürüp kötülüklerimizden, kötü alışkanlıklarımızdan vazgeçersek, her günümüz kandil geceleri gibi başarılı, sonumuzun da bayramlar kadar sevinçli olacağı aşikârdır.
Bu geceye mahsus bir ibadet şekli olmamakla beraber gündüzünü oruçlu geçirmek, muhtaçlara yardımda bulunmak, varsa dargın olduğumuz kişilerle barışmak, anne ve babalarımızın, büyüklerimizin ellerini öpüp dualarını almak, geceyi kur'an okumakla ve selat-ü selam getirmekle, tövbe istiğfar etmekle, hem kendimiz hem de Âlem-i İslam için dualarla ihya etmemiz uygun olacaktır. 
Efendimiz [s.a.v.] buyuruyorlar ki;
"Beş gece vardır ki onlarda yapılan dualar geriye çevrilmez. Recebin ilk (Cuma) gecesi, Şaban’ın ortasında bulunan gece, Cuma gecesi, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı geceleridir. Bu sebeple Müslümanlar, bu geceleri ihya etmeye büyük özen göstermişlerdir.
Bu duygu ve düşüncelerle Balıkesir’lı hemşehrilerimiz başta olmak üzere Âlem-i İslam’ın mübarek Üç Aylarını ve Regaip Kandillerini tebrik ediyorum. Bilhassa İslâm dünyasında akmaya devam eden kanın ve gözyaşının bir an önce durmasını, insanlığın ortak huzurunu tehdit eden terör, şiddet, savaş ve düşmanlığın yerini barış ve huzura bırakmasını; rağbetimizin iyiye, güzele ve doğruya yönelik olmasını ve bu aylarda yapacağımız ibadet, dua ve yakarışlarımızın kabul olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. 
Selam ve dualarla…

Ramazan TOPCAN
Balıkesir İl Müftü Yardımcısı

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları ivedilikle
Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları ivedilikle
Çayeli'nde kestiği ağacın altında kalan kişi öldü
Çayeli'nde kestiği ağacın altında kalan kişi öldü