ŞEHİRLERİN ANASI MEKKE VE FETİH
Ali KALENDER

ŞEHİRLERİN ANASI MEKKE VE FETİH

      Yer yüzünde Tevhidin timsali kıble gahımız olan kabe tevhid inancından uzak tevhid inancını var güçleri ile ortadan kaldırmak isteyen canilerin ellerinde idi. Bu caniler Müslümanlara her türlü işkenceyi reva görüyor onları tevhid inancından saptırmak için her türlü oyunu oynuyorlardı.

       Sevgili Peygamberimiz SAV yatağına Hz Aliyi yatırarak terketmeye  mecbur bırakıldığı Mekkeye bu defa Hakkı , Hakikati, ve  Adaleti getirmek zulmü ortadan kaldırmak için yola koyuluyordu.

      Hudeybiye Antlaşması gereği Medine Huzza kabilesini, Mekke Beni Bekr kabilesini himayesi altına almıştı. Bu iki kabileyi müşrikler birbirine düşürdü ve daha önce aralarında olan husumet yeniden alevlendi. Beni bekr mekkeden yardım istedi ve Mekkeliler bu kabileye silah yardımında bulundu. Huzza lılar öldürülmeye başlandı ve Mekke den kaçmak zorunda kaldılar.

              Peygamberimiz Mekkelilerin bu kabilelerden birine yardım etmeleri üzerine Hüdeybiye antlaşmasının bozulduğunu söyleyerek mekkeyi feth etmeye karar verdi. Peygamberimiz bir mektup hazırlatarak Hz Damra ile mekkeye gönderdi . Kureyşin reisi Ebu Sufyana verilen mektupta peygamberimiz SAV üç madde ile isteklerini sıralamıştı.Beni Beder kabilesini himayelerinden çıkarmaları , yahut öldürülen Huzzalılar’ın kan bedellerinin ödenmesi  veya savaşa hazır olunması. Kureyş ilk iki maddeyi reddedip svaşalım dedi. Damra medineye döndü ancak Mekkeliler tedirgindi , Mekkenin bazı önde gelenleri Beni Bekr’e giderek durdukyere barış sürecini bozduklarını dile getirerek tepkilerini koydular, ancak ok yaydan çıkmıştı birkere. Hz. Peygamberin üç maddelik teklifinin savaş maddesi seçilmişti ve Savaş kaçınılmazdı. Kureyş liler daha sonra Ebu Sufyan’a gelerek Ey Ebu Sufyan başımız büyük balaya girecek hemen Medineye git ve Muhammedle görüş bu işi çöz yoksa Muhammed gelip bizi Mekkeden çıkartacak dediler.Ebu sıfyan medineye Hz Peygamberin huzuruna gelerek antlaşmanın devam etmesini istedi, bunun üzerine peygamberimiz kendisine siz antlaşmayı bozacak bir olayamı yaptınız dedi, Ebu Sufyan oyle bir şey yok ancak biz antlaşmayı yeniden gözden geçirip uzatmak istiyoruz dedi peygamberimiz bu teklife sessiz kaldı olup biteni anlayan Ebu Sufyan etrafındakilere aracılık teklifinde bulunduysada bir netice alamadı ve eli boş birşekilde Mekkeye döndü. Eliboş mekkeye dönen ebu sufyan’ın anlattıkları karşısında Mekkelilerin telaşı bir okadar daha arttı.

Peygamberimiz artık kararını vermiş idi Sefere çıkacaktı Ancak mekkeye sefere çıkacağını gizli tutuyordu hazırlıklar başlamış ne yöne sefere gidileceği bilinmiyordu. Bunun nedeni duşamanın hazırlanmasını önlemek ve en askari şekilde kan dökülmesini sağlamaktı. Çünkü o insanları ifsada değil islaha davetle mükellefti. Yakmak yıkmak yerine yapıcı olmayı tercih ediyordu, bu sayede insanların kalbini tevhide ısındırmaya çalışıyor ve insanlığın kurtuluşa ermesi için mücadele veriyordu.

Herseferinde olduğu gibi Hz Aişe validemize sefer için hazırlık yap diyor ne yöne gideceğini söylemiyordu. Ordu hazırlandı 12 binkişilik mücahid topluluğu ile peygamberimiz yola koyuldu, bu 12 bin kişinin 700’unu Muhacirler 4000’ini Ensar geri kalanını ise etraftaki kabilelerden toplananlar oluşturuyordu.

Ramazan Ayının ilk günlerinde Medineden sefer başladı, Ramazan ayı olduğundan resuli Kibriya ve mucahidler oruçlu idiler. Yolculuk zor şartlarda devem ediyordu savaş esnasında insanlara güç lazımdı ancak zor şartlarda yapılan yolculuk ve mücahitlerin oruçlu olmaları güç kaybına neden oluyor herkes Peygamberimizin ne yapacağına bakıyordu. Peygamberimiz ikindi vakti girince namazı kıldıktan sonra orucunu açtı ve eshabına da oruçlarını açmalarını emretti. Bu yolculukta birçok hadise yaşandı Müslüman olanlar oldu. 12.000 kişilik islam ordusu merruzzehran vadisine geldiğinde gece yarısı idi ordu orada konakladı, mücahitlerin geldiğinden haberdar olamyan Mekkeliler islam ordusunun kapılarına dayandığını ASV efendimizin gece yaktırdığı ateşlerlerle öğrendiler. 12000 ateş ve muhteşem bir manzara, bu manzara karşısında korkan ürperen Mekkeliler hemen Ebu Sufyana koştular ve elçilik yapmasını istediler. Yatağına Hz Aliyi yatırarak bir kişi ile yurdundan edilen Yüce Nebi 12000 kişilik ordusuyla yeniden Mekke de idi ve Mekke yeniden aydınlanmıştı.

Ebu Sufyan yanındaki birkaç kişi ile beraber İslam ordusunun karargahına vardılar ve mucahitler tarafından yakalanarak ASV efendimizin huzuruna çıkarıldılar. Hz.Ömer in hiddetlenmesi ve Ebu Sufyanın boynunu  vurmak istemesi üzerine Hz. Abbas onu sakinleştirdi. Peygamberimiz Hz. Abbas’a ey Abbas onu konak yerine götür ve sabahleyin  yanıma getir diye emretti.

Ebu Sufyan Peygamberimizin huzurunda İslamla şereflendi, Efendimiz Ebu Sufyan’ın evine sığınanlara ve mescid’i harama sığınanlara dokunulmayacağı haberini mekkeye gönderdi. Peygamberimiz Ordunun haşmetini Ebu Sufyan’a göstererek onu Mekkeye gönderdi Mekkeye inen Ebu Sufyan olanları anlatınca karısı Hind başta olmak üzere Mekkeliler çılgına döndü ancak fazlada yapabilecekleri bir şey kalmamışdı.

Bu arada İslam ordusu Zi Tuvan’a geldi ve orada konakladı. Nebi Zişanımız Askerini mevzilendirdi ve arkadaşları ile birlikte Eza Hayr yolundan Mekkeye hareket etti. Korkuya kapılan müşrikler kaçıp evlerine ve dağlara sığındılar.

Mubarek belde bazı müşriklerin  Hz halid komutasındaki birliğe saldırmaları hariç sılah kullanılmadan kan dökülmeden feth edildi.

Sevgili Peygamberimiz Kabenin içine girdi Hak geldi batıl yok oldu dedikçe putlar bir bir yere serildi ve  Habeşli bilale çık kabeden ezan oku diye buyurdular. Kurtuluşa erecek olanlar gelip Peygamberimize biatlarını sundular. Peygamberimiz bir şehrin kan dökülmeden nasıl Feth edilebileceğini bütün dünyaya göstermiş oldu.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Avukat Ümit Peçe Rize Barosu Başkanlığına aday oldu
Avukat Ümit Peçe Rize Barosu Başkanlığına aday oldu
GAZİLER HAFTASI RİZE’DE DÜZENLENEN TÖRENLE KUTLANDI
GAZİLER HAFTASI RİZE’DE DÜZENLENEN TÖRENLE KUTLANDI